Son dönemde HT Spor ekranlarında yaptığı yorumlarla dikkatleri çeken genç futbol adamı Uğur Aktan 2026-2027 sezonunda yeniden teknik direktörlüğe dönmek istediğini söyledi.
Futbol antrenörlüğüne Küçükyalı Yelken’de başlayan ve Maltepe temsilcisinde iki U18 Ligi şampiyonluğu yaşayan Aktan, üst üste kazanılan iki lig şampiyonluğu sonrasında takımıyla İstanbul şampiyonluğu da elde etmiş ve 17,5 yaş ortalamalı takımıyla Süper Amatör Lig’de boy göstermişti.
Son yıllarda Süper Amatör Lig’in gördüğü en genç takımla çıktığı yolda oynattığı topa sahip olma futboluyla beğeni toplayan Aktan sezonun sona ermesiyle birlikte kariyerine Maltepe’nin önde kulüplerinden Maltepespor’da devam etmişti.
Bölgesel Amatör Lig’de mücadele eden Maltepespor’da son iki sezonda yardımcı antrenörlük yapan 37 yaşındaki çalıştırıcı, HT Spor’un yayın hayatına başlamasıyla birlikte ana akım medyada da boy göstermeye başlamıştı.
Yeni sezon öncesinde Yerel Futbol’a açıklamalarda bulunan Aktan, “Maltepespor’daki son iki sezonumun benim için çok faydalı geçtiğini düşünüyorum çünkü yardımcı antrenörlük bir adım geride kalarak yaşananları daha iyi gözlemleme imkanı sunuyor. Çok deneyimli ve iyi iki önemli teknik direktörle birlikte çalıştım ve zor anlarla nasıl başa çıktıklarını yakından izledim. Bu da bana onlardan öğrendiklerim doğrultusunda kendi penceremi oluşturma fırsatı verdi” dedi.
Soru İşareti Kalmadı
Yardımcı antrenörlükle geçen iki sezonun kendisine kattıklarına da değinen başarılı çalıştırıcı, “Küçükyalı Yelken ilk günden son güne dek her şeyiyle çok özel bir deneyimdi. Ama günün sonunda orada başardıklarım 14 yaşında tanışıp 18 yaşlarına dek neredeyse her günlerine şahit olduğum, kendim yetiştirdiğim oyuncularımla elde ettiğim bir başarıydı ve bu da başka oyuncularla ya da daha da önemlisi başka bir yerde başarı konusunda bazı soru işaretlerini beraberinde getiriyordu. Bu itiraf etmeliyim ki zaman zaman benim de kendimi sorgulamama neden olan bir durumdu ve başka bir yerde başka oyuncularla da başarılı olmalıydım. Bu yüzden bu sürecin biraz daha konforlu geçmesi için yardımcı antrenörlük ideal bir seçenekti. Maltepespor gerçekten çok büyük bir camia. Türk futbolunda 100 yılı deviren çok az sayıda kulüp var ve böyle bir kulüpte üç yıl geçirmiş olmak her anıyla harika bir deneyim oldu. Kulüp bana iki çok iyi teknik direktörle çalışma fırsatının yanı sıra aralarında milli oyuncuların da bulunduğu, üst düzey kariyere sahip birçok isimle çalışma imkanı verdi ve her günüm yeni bir şeyler öğrenerek geçti. Bugün artık tüm soru işaretlerini gidermiş biri olarak kendimi yeni bir maceraya hazır hissediyorum” ifadelerini kullandı.
İletişim Vurgusu
2011 yılından bu yana çalıştığı spor medyasının da önde gelen yorumcularından biri olan Aktan iletişimin önemine de vurgu yaparken, “Bugün artık iletişim çağındayız. Her şey her an tek bir tweet ya da Instagram paylaşımıyla değişebilir. Dolayısıyla kulüple bağ kurarken ya da oyuncularla diyalogda bu iletişimin doğru şekilde yönetilmesi önemli. Bu oyuncularla çatışan Xabi Alonso’yu kovan ve büyük hüsran yaşayan Real Madrid için de böyle İstanbul’da bir 2. Amatör takımı için de böyle. Bu arada amatör demişken bu kelimeden pek hoşlanmadığımı da söylemem gerekiyor. Süper Lig’in Türk futbolundaki karşılığı 1. Lig’se Süper Amatör’ün karşılığı 6. Lig, 1. Amatör’ün de karşılığı 7. Lig. Büyük hedefler için önce büyük hayaller kurabilmek gerekiyor” dedi.
Süper Amatör ya da 1. Amatör’de yer alan bir takımın Süper Lig hayali kurmasının olumsuz bir geri dönüşünün olmayacağını belirten Aktan, “Frank Schmidt 2007’de Heidenheim’ın başına geçtiğinde takım Almanya’nın 5. Ligi’nde yer alıyordu. Doğru plan ve projeyle 2023’te Bundesliga’ya çıkmayı başardılar ve sonrasında Avrupa kupalarını bile gördüler. Hedefinizi belirleyip buna yönelik gerçekçi bir bütçeyle yola çıkarsanız büyük hayaller kurmanın ne olumsuzluğu olabilir? İstanbul’daki amatör kulüpler gerçekten çok ciddi bütçelerle yola çıkıyor ve bu bütçelerin karşılığında hedeflerin daha net şekilde ortaya konması gerekiyor” dedi.
Doğaçlama Oyunu Sevmiyor
Başarıya giden yolun tesadüflere bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Aktan, “Sahada önceden çalışmadığımız, oyuncuların bireysel yetenekleri ve tercihleriyle şekillenen doğaçlama bir oyun görmekten hoşlanmıyorum. Bugün dünya futboluna baktığımızda üst düzey takımlarda artık santra vuruşlarından aut atışlarına kadar her anın önceden planlanan şablonlarla ilerlediğini görüyoruz. Luis Enrique’nin PSG’sinin santraları korner direğine yakın yerden taca atıp önde prese gitmesiyle başlayan akım dünyanın dört bir yanına yayıldı. Biz bunu 2021 yılında yaptığımızda insanlar gülüyordu. Bilmiyorum belki gülmemeleri için PSG maçında görmeleri gerekiyordu” dedi.
Her Antrenmanda Drone Analizi
Antrenman kalitesinin önemine de değinen Aktan, “Ekibimle birlikte her maçımızı ve her antrenmanımızı dronelarla kaydediyoruz ve hem antrenmanlardan hem de maçlardan sonra saatlerce analiz yapıyoruz. 2021’de bunu yapmaya başladığımızda amatör seviyede bu şekilde çalışan ikinci bir takım yoktu. Bugün aradan geçen dört yılda görebildiğim kadarıyla bu şekilde çalışan bir takım hala yok. Görüntülü analiz artık futbolun en önemli unsuru. Ben takımlar için gelişim kavramına pek inanmıyorum. Gelişen takımlar değil oyunculardır ve oyuncuların gelişimi parçadan bütüne bir şekilde takımı da yukarıya taşır. Gelişim hiçbir zaman bitmeyen ve her yaşta her zaman devam eden bir süreç. Bu yüzden çok kaliteli bir kadroya bile sahip olsanız her zaman geliştirmeniz gereken bir şeyler mutlaka vardır.” dedi.
Hem yarıştırıyor hem yetiştiriyor
Üç şampiyonluğun getirdiği yarışmacı kimliğin yanı sıra çok sayıda genç oyuncudan üst düzey katkı almasıyla beraber yetiştirici kimliğiyle de öne çıkan genç teknik direktör, “Küçükyalı’daki takımımızda birçok genç oyuncudan çok üst düzey katkı aldık ama o kadrodaki birçok oyuncu ilerleyen yıllarda beklediğim seviyeye çıkamadı. Bu aslında zaman zaman üzerine düşündüğüm bir konu. Elbette oyuncu tarafında bireysel tercih hatalarının da payı vardır ama bence temelde yaşanan problem hiçbir takımın bizim gibi antrenman yapmaması ve çoğu takımın oyun tarzlarının bizim gibi net olmaması. O takımdaki oyuncular rollerin keskin hatlarla net şekilde belirlendiği bir takımdan, daha çok doğaçlama oyunun hakim olduğu farklı takımlara gittiğinde bocaladı. Bu her seviyede yaşanabilecek bir problem ve anlayabiliyorum. Bunu geçmişte Louis van Gaal’in Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Ajax’ında, Jürgen Klopp’un makina düzenindeki Dortmund’unda ve son olarak daha yakın tarihli bir örnek olarak Bodo Glimt’te de görüyoruz. Bodo’nun sisteminde yıldızlaşan Jens Petter Hauge ya da Patrick Berg gibi oyuncular takımdan ayrıldıktan sonra gittikleri hiçbir yerde tutunamadılar ama yeniden Bodo’ya döndüklerinde yeniden sistem içinde yıldızlaştılar” şeklinde konuştu.
Dünya Kupası’na Yakın Takip
Dünya futbolunu yakından takip eden ve uluslararası çok sayıda futbol antrenörüyle iletişim kurduğunu belirten Aktan, “İnternetin en güzel yanı tüm dünyayı küçük bir köy haline getirmesi. Bugün set oyununu beğendiğiniz bir Japon takımının antrenörüne ya da antrenmanda bunu çalışırken kullandığı drill’e ulaşmak artık çok kısa sürede mümkün. Bu da hem bir antrenör olarak size hem de takımlarınıza sınırsız gelişim alanı sunuyor. Ben takımlarımın topu ve oyunu domine etmesini istiyorum ve daha çok bu tarz oyun oynayan takımları izliyorum ama bu daha farklı oyunlara yönelmeyeceğim anlamına da gelmiyor. Başarılı olmak isteyen teknik direktörlerin takıntıyı bir kenara bırakıp esnek olması gerekiyor” dedi.
Dünya futbolunda yaşanan gelişmelerin kendisini etkilediğini de belirten Aktan, “Küçükyalı Yelken’deki son sezonumda topa sahip olduğumuzda 3-2-5 oynayan bir takımımız vardı. Bu ilk olarak Nisan 2022’de Fenerbahçe ile hazırlık maçı için İstanbul’a gelen Roberto De Zerbi’nin Shakhtar Donetsk’in de gördüğüm bir dizilişti. O gün statta Shakhtar’ın oyunundan o kadar etkilendim ki topa hükmedebilecek kadar yetenekli bir takımım olduğunda bunu oynatmaya karar vermiştim ve bir yıl sonra denediğimde takımımız buna çok iyi uyum sağladı. O dönem 3-2-5 oynayan gerçekten çok az takım vardı ve bu diziliş EURO 2024’ten sonra futbolda en çok kullanılan dizilişe dönüştü. Büyük turnuvalar her zaman futbolun taktiksel evriminde başrolü oynuyor. Şu an oynanan Dünya Kupası’nı ele alalım. Paraguay mesafelerin kısa olduğu kompakt bir takımla hem bizi yendi hem de Almanya’yı eledi ve kompakt oyunun önemini bir kez daha ortaya koydu. Kolombiya’nın modern futbolda şiddetli koşu mesafesi düşük 10 numaraların yeri olmadığı görüşüne rağmen James ve Quintero ile oynadığı oyun inanılmaz ve doğru kabul edilen her şeyin yeniden sorgulanmasına neden oluyor. Japonya ve Yeşil Burun Adaları gibi takımlar sınırlı kadroların doğru oyun planıyla en güçlü takımlarla kafa kafaya oynayabileceğini gösterdi. Turnuvanın birçok teknik direktöre ilham verdiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Yeni Macera Arayışı
Son olarak yeni sezona ve planlarına ilişkin düşüncelerini de aktaran Aktan, “İki yıldır yardımcı antrenörlük yapıyorum ve iki yıldır maçlardan önceki gece mışıl mışıl uyuyorum. Ama maç gecesi heyecan ve stresten uyuyamadığım teknik direktörlük günlerimi gerçekten özledim. Son iki yıldır BAL’da çalışsam da SAL ve 1. Amatör maçlarını da fırsat buldukça izledim. BAL bu sezon sadece İstanbul grubu olacağı için birçok takımın şampiyonluk için daha hevesli ve iddialı olacağını düşünüyorum. Tabii ki her sezonu kendi özelinde değerlendirmek gerekiyor ama SAL gözlemlediğim kadarıyla dört yıl önceki kalite ve rekabet seviyesinden uzakta. Diğer taraftan 1. Amatör içinde büyük bir tutku barındıran bir organizasyon. Önemli olan çalışacağım takımın bulunduğu lig değil çünkü hayallerin bir ligi yok. Önemli olan birlikte yol yürüyeceğimiz yönetimlerle fikir birliğine varmak ve sağlıklı bir çalışma ortamına sahip olmak. Bu iki unsur bir araya geldiğinde zaten başarının gelmesi de kaçınılmaz” dedi.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder