Hafta sonu oynanan Kilimli Belediyespor-Silivri maçını deplasmanda izleme imkânım oldu. Bu maçı izlememde katkıları olanlara teşekkürü de ayrıca bir borç bilirim. Ligin ilk maçı ilk heyecanı olduğundan dolayı çok farklı bir anlam da taşıyordu Kilimli maçı. Dile kolay tam 18 yıl aradan sonra profesyonel ilk maçımız.
İlk maç olmasından dolayı büyük önem arz ediyordu. Hemen, hemen herkes bu maçın heyecanını hissediyordu desem yanlışlık yapmış olmam sanırım. Benim için maç yolculuğu uzun ve yorucuydu. Toplamda 950 KM yol gidiş geliş içinde. Aynı yolu taraftarlarda yaptı.
Maç saatinde önce vardım Kilim’liye. Kilimli küçük ve güzel bir Karadeniz kasabası. Havası suyu aslında Silivri’den hiçbir farkı yok. Tıpkı buradaki gibi deniz ile iç içe bir sahil kasabası. Tek farkı Silivri’nin 10 yıl önceki hali vardı Kilimli’de. Nasıl 10 yıl önce Silivri dejenere olmamışsa burası da öyle. İlerleyen yıllarda Kilimli’de bozulur kanaatindeyim. Maç saati geldi çattı. Dakikalar var. Fakat itfaiye gelmediği için taraftarlar tribünlere alınmıyor. Nitekim itfaiye geç de olsa geldi ve seyirciler stada alındı. Kilimli taraftarı ne oyuncularımıza ne de bir avuç Silivrispor gönüllüsüne karşı olumsuz bir tezahüratta bulunmadı. Bana göre maçın en güzel hareketlerinden biriydi.
Kasaba tek vücut olmuş takımlarını farklı yenilmesine karşı sonuna kadar desteklediler. Bu da ayrı bir takdir konusudur. Kilimli Stadı bizim stadın yarısı kadar, tribün olarak. Gerçi sahada küçük ama sorun değil. 100 kadar Kasabalı’nın sesini 3000 kişinin arasından ayırt edebiliyorduk mesela. İşte bu 100 yenilmez Kasabalı maçın başından sonuna kadar o sıcağın altında susmadı, susturamadılar. Takım farkı yemiş hala bir umutla desteklerini sunuyorlar. Maç başlamazdan evvel takım fotoları çekilirken inanın ki içimden biz bu takıma fark atarız diyordum. Bunun nedeni ise ilk görüşte sanki takım olamamışlar gibi bir izlenim verdi bana. Bizim takım ise öyle bir inanmışlık vardı ki gözlerinde anlatılmaz.
Maç başladı aman Allah’ım. Adamlar hemen her yerde basıyor. Sağda solda ortada hatta kaleciye bile verilen pasları kovalıyordu. İlk yarı Silivrispor olarak rakip kaleye bir kez gidebildik. Bunda da Nazif güzel vurdu ama topu kaleci son anda kornere çeldi. Kullanılan kornerde ise topu kaleciye verdik. Bizim için ilk yarının golsüz geçmesi büyük bir şanstı. Hani hatırlarsınız her sene Türkiye Kupası maçlarında Süper Lig takımı ile 3. Lig takımları karşılaşır Süper Lig takımı on dakka sıkar durumu kurtarır sonrasında ise 3. Lig takımı ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynar. İşte bizim Kilimli ile oynadığımız maçın ilk yarısı da böyleydi. İlk yarı Silivrispor defansının sağını solunu transit yola çevirdiler. Kanatlarımızdan kim bindirme yaptıysa hayır demedik valla.
Orta alanımıza laf söyleyemeyeceğim. Neden mi bana göre ilk yarıda bizim orta çokoprens almaya gitmişti sanırım sahada yoklardı. O kadar rahat geliyorlardı ki ilk yarıda defansımızda Serkan Küçük, Ayhan Öztürk ve Fatih Yorulmaz olmasaydı eğer fark yerdik. Hadi ben futboldan fazla anlamıyorum bir takım düşünün kalesinde korner kullanılıyor bu kullanılan korner atışı altı pas içine düşüyor ve rakip burada kafa vurabiliyor. Nerede adam paylaşma nerede defans?
Kanatlarımız ne iş yapar? Sağ açık Uğur Oğan ne iş yaparsın sen? Doksan dakika boyunca olumlu tek hareketin yok. Kaptırdığın toplar kalemizde gol oldu. Vahit kardeşim bu mata nezle olmamışsa eğer bir daha olmaz. El elden üstün olurmuş. Adamların kanatları mükemmel işledi. Murat Ataş çok hırslı ama bu maçta bal yapmayan arı gibiydi. Ofansta iyi mücadele etti ama defansa yardımı olmadı. Orta alanda ve defansta ağır kaldık ve adamlar bizi harcadı adeta.
İlk yarıda başta da belirttiğim gibi gol yemememiz büyük bir mucizeydi. İşin ilginç yanı ilk yarı kötü oynadık ve bizi ilahlar korudu. İkinci yarı ise ilk yarıya oranla iyiydik ama golleri yedik. İlginç ve tezat bir durum. Attığımız goller ise karambolden dönen toplar. Birbiri ardına gelen gollerle maçı kopartamadık. İki onlar attı bir biz attık. Hep farkı korudular. Yani bize sizin attığınızın iki katını atabiliriz dediler.
Adamlar haklılarda. Adamlar gerçekten iyiydiler. Doksan dakika boyunca Emrah Ergür’ü ve Yasin Hatipoğlu’nu tutamadık. Saha içinde Messi edasıyla toplarını oynadılar. Bu oyunlarını gollerle de süslediler. Helal olsun haklı bir galibiyetti Kilimli için. Bize de onları takdir etmek düşer. Silivrispor’da oynayan oyuncuların neredeyse yarısının ilk prof maçıydı. Böyle olmasından dolayı da saha içinde sıkıntı çektik. Şimdi belki ayaklar yere bassın.
Birilerinin profesyonel ligde işlerin farklı yürüdüğünü anlaması ve birilerinin de bunu anlatması gerekli. İlk maçımızı kaybettik. Genele bakıldığında kaybedilen çok bir şey yok. Biraz daha inanmalı ve savaşmalı. Amatör liglerde olduğu gibi bir atıp yatmak profesyonelde olmadığını adamlar bize anlattı. Nasıl mı biz tek attık onlar iki. Çok basit bir matematik.
Daha çok çalışmamız lazım. Ve acil bir şekilde santrafor almamız lazım. Defansımızın ortasını beğendim. Hocamın kanatlara acil çözüm bulmasını beklerim. Orta alanda da Metin Erdem’in yokluğu belli oldu. Topu bir türlü tutamadık. Yunus etkisizdi, Oğuzhan isteksizdi. Var bu alanda bir sorun bakalım ne zaman çözülecek. İkinci yarı hoca oyunu riske atıp forvet hattını oyuncu zenginliği ile süsleyince biraz daha etkili olduk. En azından rakip kale önünde pozisyon bulduk.
Neyse kaybettiğimiz bir şey yok. Biz önümüzdeki maçlara bakalım. Biraz daha inanalım ve mücadelemizi iyi yapalım. Kimse ümitsizliğe kapılmamalı. Lig gerçekten çok uzun bir maraton. Böyle korkak ve tutuk oynarsak kaybetmeye mahkum oluruz. Biz işimize bakalım ve mücadelemizi yüksek tutalım ve hak ettiğimiz puanları tek, tek alalım.
YAZI: ENGİN AKIN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder