Pazartesi, Ağustos 10, 2026

Kurt: Çocuklarımız için bu yükü hafifletin




Kağıthane Çağlayanspor Kulübü Başkanı Recai Kurt bir bildiri yayımlayarak TFF'nin aldığı son kararları yorumladı.

Kurt yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2026-2027 futbol sezonu için belirlemiş olduğu ücretler, yıllardır hiçbir ticari kaygı taşımadan, kendi imkânlarıyla ayakta kalmaya çalışan amatör futbol kulüplerini ciddi anlamda zorlayacak bir seviyeye ulaşmıştır.
Açıklanan rakamlar;
Vize ve Filiz: 500 TL
Transfer Bedeli: 2.500 TL
İki Sezon Serbest Ücreti: 1.500 TL
Lige Katılım Ücreti: 10.000 TL

Bu rakamlar kâğıt üzerinde belki yalnızca birkaç kalemden ibaret görülebilir. Ancak sahada, mahallede, kulüp binasında, antrenman sahasında ve velilerin karşısında bunun karşılığı çok daha ağırdır.

Çünkü amatör kulüpler yalnızca bir futbol takımı değildir.

Amatör kulüpler; okuldan çıktıktan sonra nereye gideceği belli olmayan çocukların elinden tutan, onları sahaya getiren, disiplinli bir ortamda spor yapmalarını sağlayan, kötü alışkanlıklardan uzak tutmaya çalışan, arkadaşlık ve takım ruhunu öğreten yapılardır.

Bugün devletimizin ve Sayın Gençlik ve Spor Bakanımızın her fırsatta dile getirdiği çok önemli bir hedef var:

Çocuklarımızı spora yönlendirmek, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, gençlerimizi sporla ve sağlıklı bir yaşamla geleceğe hazırlamak.

Biz de bu çağrının sahadaki karşılığını veren insanlarız.

Bizler çocuklarımızın eline telefon yerine top vermeye, onları sokakların ve kötü alışkanlıkların risklerinden uzak tutmaya, sporun disiplinini ve ahlakını öğretmeye çalışıyoruz.

Fakat burada ciddi bir çelişki ortaya çıkıyor.

Bir taraftan;

“Çocuklarımızı spora kazandıralım.”

deniliyor.

Diğer taraftan, o çocukların spor yapabilmesi için mücadele eden amatör kulüplerin önüne her geçen gün daha ağır mali yükler konuluyor.

Peki, bu çocuklar spora nasıl kazandırılacak?

Kulüpler nasıl ayakta kalacak?

Sahaların, antrenörlerin, malzemelerin, ulaşımın, sağlık giderlerinin, forma ve ekipmanların maliyetini zaten zar zor karşılayan amatör kulüpler, bir de federasyon tarafından belirlenen yüksek ücretlerle mücadele etmek zorunda bırakılırsa, bunun sonunda bedeli kim ödeyecek?

Yine çocuklarımız.

Çünkü amatör kulüpler kapanırsa, liglere katılamazsa, altyapılar faaliyet gösteremezse, bunun karşılığında boş kalan sahaları ve sokakları çocuklarımız dolduracaktır.

Bizler forma değil, umut giydiriyoruz.

Bizler para kazanmak için değil, çocuklarımızın geleceğine katkı sunmak için mücadele ediyoruz.

Kulüplerimizin büyük bir bölümü herhangi bir ticari işletme mantığıyla hareket etmiyor. Yönetici arkadaşlarımız zamanından, ailesinden, işinden ve kendi bütçesinden fedakârlık ederek bu kulüpleri yaşatmaya çalışıyor.

Birçok kulüp başkanı ve yöneticisi, çocukların antrenmana gelebilmesi için ulaşımından malzemesine kadar birçok ihtiyacı kendi cebinden karşılıyor.

Bazen bir çift krampon, bazen bir forma, bazen deplasman otobüsünün yakıtı, bazen bir çocuğun lisans işlemi için gereken ücret...

Bunların tamamı amatör kulüplerin omuzlarında.

Ve bu insanlar bütün bunları yaparken devletten, federasyondan veya herhangi bir kurumdan büyük beklentiler içerisinde değiller.

Tek beklentimiz;

Çocuklarımızın önünü kapatmayın.

AMATÖR KULÜPLER YÜK DEĞİL, TÜRK FUTBOLUNUN TEMELİDİR
Türk futbolunun geleceğinden bahsediyorsak, önce amatör futbolu konuşmak zorundayız.
Çünkü profesyonel futbolcunun ilk formasını giydiği yer çoğu zaman amatör kulüptür.

Bugün büyük kulüplerde forma giyen, milli takımlara kadar yükselen futbolcuların önemli bir kısmı futbol hayatına mahalle takımlarında, amatör kulüplerde başlamıştır.

Dolayısıyla amatör futbolu yalnızca “alt ligler” olarak görmek büyük bir yanılgıdır.

Amatör futbol, Türk futbolunun temelidir.

Temeli zayıflatılan bir yapının üstünü ne kadar büyütürseniz büyütün, o yapı uzun vadede sağlam kalamaz.

Bugün çocuklarımızı futbola kazandıran kulüpleri ekonomik olarak ayakta tutamazsak, yarın profesyonel liglerde oynayacak futbolcuyu nereden bulacağız?

Bugün mahallede futbol oynayan çocuğa sahip çıkmazsak, yarın milli takım formasını kimin giyeceğini nasıl konuşacağız?

Bu nedenle amatör kulüplere yapılan her destek, aslında Türk futbolunun geleceğine yapılan yatırımdır.

MAKAMDA OTURMAK KOLAY, SAHADA MÜCADELE ETMEK ZORDUR
Burada bir başka konuya da değinmek gerekiyor.
Amatör futbolun içerisinde yıllardır mücadele eden insanlar, sorunlarını anlatabilmek için büyük bir çaba gösteriyor.

Ancak bazı dönemlerde federasyonun çeşitli kademelerinde görev alan, amatör futbolun içerisinden gelen insanların da bu sorunlar karşısında daha fazla sorumluluk almasını bekliyoruz.

Çünkü bir makamın veya görevin asıl anlamı, yalnızca o koltukta oturmak değildir.

O koltuğun hakkını vermek, gerektiğinde doğru bildiğini söyleyebilmektir.

Amatör kulüplerin sorunlarını bilip de sessiz kalmak, sorunları görmezden gelmek veya yalnızca bulunduğu makamı koruma endişesiyle hareket etmek, uzun vadede kimseye fayda sağlamaz.

Biz kimsenin görevine, makamına veya şahsına karşı değiliz.

Ancak şunu da açıkça ifade etmek isteriz:

Amatör futbolun içerisinden gelen herkes, amatörlerin sesi olmak zorundadır.

Bugün kulüplerin yanında konuşamayanların, yarın çocukların karşısında hangi sözle duracağını da kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Çünkü makamlar gelip geçicidir.

Görevler değişir.

Koltuklar el değiştirir.

Ama çocukların geleceği kalıcıdır.

Bugün doğruyu söylemekten çekinenlerin, yarın “biz de zamanında mücadele etmiştik” demesinin kimseye bir faydası olmayacaktır.

Bizim kimseyle kişisel bir meselemiz yok.

Bizim meselemiz çocuklarımızdır.

Bizim meselemiz amatör futbolun yaşamasıdır.

Bizim meselemiz, yıllardır bu işin yükünü sırtında taşıyan kulüplerin artık nefes almakta zorlanmasıdır.

DEVLETİMİZDEN VE SPOR BAKANLIĞIMIZDAN BEKLENTİMİZ AÇIKTIR
Devletimizin çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan uzak tutma, gençlerimizi spora yönlendirme ve sağlıklı nesiller yetiştirme hedefini sonuna kadar destekliyoruz.
Bizler de bu hedefin sahadaki uygulayıcılarıyız.

Ancak bu hedefin yalnızca söylemlerle değil, sahadaki gerçeklerle de desteklenmesi gerekiyor.

Çocuğa;

“Spor yap.”

demek yetmez.

O çocuğun spor yapacağı kulübün yaşaması gerekir.

Kulübün lige katılması gerekir.

Lisans işlemlerini karşılayabilmesi gerekir.

Antrenörünü, malzemesini, ulaşımını karşılayabilmesi gerekir.

Yani çocuklarımızı spora yönlendirmek istiyorsak, önce onların gideceği kapıları açık tutmamız gerekir.

Bu nedenle başta Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız olmak üzere, Türkiye Futbol Federasyonu yetkililerine ve amatör futbolun geleceği konusunda söz sahibi olan tüm kurumlarımıza çağrımızdır:

Amatör kulüplerin sesini duyun.

Sahadaki gerçekleri görün.

Kulüplerin ekonomik şartlarını dikkate alın.

Ve açıklanan bu ücretleri yeniden değerlendirin.

BİR ÇOCUĞUN SPORA KAZANDIRILMASININ BEDELİ, BİR ÜCRET KALEMİNE SIĞDIRILAMAZ
Bizim istediğimiz ayrıcalık değildir.
Bizim istediğimiz imtiyaz değildir.

Bizim istediğimiz kimseye haksızlık yapılması değildir.

Biz yalnızca yıllardır çocuklarımız için mücadele eden amatör kulüplerin şartlarının görülmesini istiyoruz.

Bir çocuğu kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmanın, ona disiplin kazandırmanın, takım arkadaşlığı öğretmenin, özgüven kazandırmanın, hedef koymasını sağlamanın maddi bir karşılığı yoktur.

Bir çocuğun sahaya çıkıp formasını giymesi, antrenman yapması, maçtan sonra arkadaşlarıyla el sıkışması belki küçük bir olay gibi görülebilir.

Ama o çocuk için hayatının en önemli dönüm noktalarından biri olabilir.

Bugün sahaya çıkan bir çocuk, yarın başarılı bir sporcu olabilir.

Ama daha da önemlisi;

iyi bir insan olabilir.

İşte amatör kulüpler bunun için vardır.

Bizler Kağıthane Çağlayanspor olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.
Ancak bu mücadeleyi tek başımıza sürdürmemiz mümkün değildir.

Federasyonun, Bakanlığın, yerel yönetimlerin, spor camiasının ve toplumun tüm paydaşlarının amatör kulüplere sahip çıkması gerekiyor.

Çünkü amatör kulüpler Türk futbolunun yükü değil, geleceğidir.

Amatör kulüpler destek bekleyen bir gider kalemi değil, yarının sporcularına yapılan yatırımdır.

Bugün bir kulübün yaşaması için vereceğimiz destek, yarın çok daha büyük sorunların önüne geçebilir.

Ama bugün bu kulüpleri yalnız bırakırsak, yarın kaybolan altyapıların, kapanan takımların ve spordan uzaklaşan çocukların hesabını hep birlikte vermek zorunda kalabiliriz.

Bu nedenle çağrımız nettir:

Çocuklarımızı spora kazandıralım diyorsak, çocuklarımızı spora taşıyan amatör kulüplerin de önünü açalım.

Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutalım diyorsak, onları sahadan uzaklaştıracak ekonomik engeller oluşturmayalım.

Türk futbolunu büyütmek istiyorsak, önce temelini güçlendirelim.

Bizler çocuklarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Ve inanıyoruz ki;

Bir çocuğun hayatına dokunan her kulüp, Türk futbolunun geleceğine atılmış bir imzadır.

Amatör kulüpler sustuğunda yalnızca kulüpler susmaz.

Çocukların sesi de kısılır.

Biz o sesin kısılmasına izin vermeyeceğiz.

Saygılarımla"

Hiç yorum yok: