Beş maçta yedi gol atmışız, altısını İsmail birini de rakip kendi kalesine atmış! İsmail tek başına 10 puan almış. Demek ki bir tek İsmail Düzgün’müş… Diğerleri eğrisi doğrusuna denk gelirseymiş…
Biz bu tabloyu Eyüp’te görmüştük.
10 kişiye bir saat gol atamamış neticesinde de elenmiştik.
Sandıklı’ya karşıda 70 dakika bir kişi fazla oynadık. Ofansif yönümüzün eksik olduğu ortada. Bu eksikliğimizi gidersinler diye Mustafa elde tutuldu Samet ve Yemen alındı onları gören var mı?
İyi ki İsmail Düzgün’müş Allah yardım ediyor oynadığı maçları boş geçmiyor. Sandıklı’ya attığı gol anlatılır gibi değil, görülmeye değerdi.
Maçlar başlarken bir puan cepte duruyor. Korumaya çalışırken bazen İsmail sayesinde fazlasını aldığımız olabiliyor ama fazlasını almak için hamle yaptığımızda cepteki bir puanı da kaptırıyoruz.
Maçta iki pozisyonda rakip hızlı çıkmış eksik yakalanmıştık ikisini de faulle kestik. Son derece zekice yapılmış taktik faullerdi. Son dakikada Samet pozisyona yakın olsa onu da durdurabilirdi ama bir oyuncuya zamanlamalı taktik faul yapıyor diye 160 bin TL verilir mi orası tartışılır…
Birde her maçımızda 25 dakikadan itibaren üç oyuncu ısınmaya başlıyor ama zorunlu haller dışında 75-80’den önce oyuncu değişikliği pek yapılmıyor 80’den sonra yapılanlar da vakit geçirmeye yönelik oluyor. Bu totemi değiştirmek lazım…
Yanlış anlaşılmasın diye maç öncesi yazmadım. Bizim takıma ne zaman ödeme yapıldıysa ilk maçı hep kaybetmişiz!
Ya zamanında tam vermek ya da hiç vermemek lazım, ucundan azıcık olunca test etki yapıyor.
Mehter takımı gibi iki ileri bir geri olsa da biz bir şekilde gidiyoruz da Çatalca henüz siftah yapamadı. Onlarda gol duasına çıkmışlar İsmail gibi düzgün birini arıyorlar ama şark kurnazlığını kimseye bırakmıyorlar…
Silivri’de Çatalca’da Belediye eksenli kulüpler. Belediyeler hayata soldan bakanların elinde.
Sosyal demokratlar profesyonel branşlara karşı değiller ama tüm amatör branşları daha çok destekler altyapıları daha fazla teşvik ederler.
Ancak yöneticiler bu anlayışa bu bakış açısına aykırı hareket ederek ihanet ediyorlar.
Özellikle altyapılarda zorunlu diplomalı çalıştırıcılar yerine kılıfına uydurulmuş sözleşmelerle herkes birbirini kandırıyor.
Federasyon göz yumuyor TÜFAD ses çıkarmıyor, yöneticinin işine geliyor bu günü kurtaralım da yarına Allah Kerim diyor.
Burada antrenörün teknik adamın kişiliği karakteri öne çıkması lazım.
“Sen aslında benim için beş para etmezsin ama diploman işe yarar, sözleşme yapalım senin gelmene gerek yok bizim antrenörümüz var” diyenlere diplomasını bedava kullandıran, kiralayan çalışan çalıştıran antrenörün kendine saygısı yok demektir.
Antrenörün diploması değil kişiliği karakteridir takıma oyuncuya yansıyan…
Bu işler altta böyle başlarsa üstte farklı sonuç bekleyenler yanılır.
İlk düğme yanlış iliklenirse tüm düğmeler yanlış demektir.
YAZI: ENGİN AKIN
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Maltepe Kültürspor'dan çifte hamle
İstanbul 2. Amatör Lig ekiplerinden Maltepe Kültürspor, yeni sezon öncesi dikkat çeken bir anlaşmaya imza attı. Kulüp, Toprak Lüleci ve Abdü...
-
İstanbul 2. Amatör Lig ekiplerinden Maltepe Kültürspor, yeni sezon öncesi dikkat çeken bir anlaşmaya imza attı. Kulüp, Toprak Lüleci ve Abdü...
-
İstanbul Süper Amatör Lig ekiplerinden Kuştepespor, bugün kulüp binasında düzenlenen anlamlı bir törenle 'erken bayram' yaşadı. Başk...
-
İstanbul Süper Amatör Lig 1. Grup'ta play-off mücadelesi veren iki ekibin maçında Bakırköyspor deplasmanda Kağıthanespor'u 3-2 yendi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder