SESSİZLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SESSİZLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ekim 17, 2016

Namık Sevik'te kazanan çıkmadı

İşitme Engelliler Sessizler Süper Ligi mücadelesinde İstanbul S.S.K.İşitme Engelliler ile Manavgat İ.E.N.G takımları Namık Sevik Stadı'nda karşı karşıya geldi. İstanbul temsilcisinin penaltı kaçırdığı zorlu mücadelede kazanan çıkmadı ve karşılaşma karşılıklı atılan gollerle 1-1 sona erdi.

İstanbul temsilcisinin golünü Metin atarken, konuk ekibin sayısı Zekai'den geldi. Konuk ekip kalecisi Ersin maç içindeki başarılı perfonmasının üzerine bir de penaltı kurtararak takımına bir puanı kazandıran isim oldu.

HABER-FOTOĞRAF: ERDEM SAĞOLAN




 

Çarşamba, Mart 09, 2016

Sesi Görenler Milli Takımı'nın hedefi altın madalya


Türkiye Futbol Federasyonu'nun "Türkiye Futbol Oynuyor" projesi kapsamında destek verdiği Görme Engelliler Federasyonu bünyesindeki Sesi Görenler Milli Takımı, 7-18 Eylül tarihlerinde Brezilya'nın Rio de Janerio kentinde gerçekleşecek Paralimpik oyunlar için Riva'da bulunan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Merkezi'ndeki çalışmalarını sürdürüyor.

Teknik Direktör John Ball, Rio'da tek hedeflerinin altın madalya olduğunu söyledi. Avrupa Şampiyonu olmanın kendileri için çok büyük bir gurur ve sevinç kaynağı olduğunu belirten başarılı teknik adam, "Hala da o sevinç var üzerimizde… Paralimpik Oyunları'na da aynı şekilde odaklanmış durumdayız. Çalışmalarımızı sıkı bir şekilde sürdürüyoruz. Takımın teknik durumundan memnunum. Ancak fitness yönünden biraz zayıflık var. Onun için de gerekli spor destek ekipleriyle çalıştık. Takıma ilk defa fitness programı yaptırıyoruz. Oyuncularım fitness çalıştıktan sonra; daha fit olduktan sonra çok daha başarılı bir duruma gelecekler" ifadelerini kullandı.

"Paralimpik Oyunları'ndaki hedefimiz kesinlikle altın madalya" diyen Ball, "Gerçekten bu kazanılması zor bir hedef. Ama eğer hedefi yüksek tutarsanız; daha düşük başarılara da ulaşsanız takım çok üzülmeyecektir. Şimdi yaptıklarımız sadece Paralimpik Oyunlara hazırlık da değil aslında… Üç yıllık plan yaptık. Geleceği düşünüyoruz. Öncelikle Avrupa Şampiyonası'na katılıp; yine şampiyon olmak istiyoruz. Bu şampiyonlukla beraber Dünya Şampiyonası'na kota almayı hedefliyoruz. Ardından yine Paralimpik Oyunlara katılmak istiyoruz" şeklinde konuştu.

Görme Engelliler Milli Takımı'nın başına 18 ay önce geldiği zaman oyuncularıyla oturup konuştuğunu belirten tecrübeli hoca, "Bu şartları yerine getirmeselerdi zaten devam etmeyecektim. Fakat benim şartlarıma çok iyi uyum sağladılar. Onun için çok mutluyum. Oyuncularımdan çok memnunum. Bu şartlarım aslında 10 altın kuraldı. Müthiş bir şekilde 10 altın kuralı yerine getirdiler. 49 yıldır futbol ve engelli futbolunun içindeyim. Şunu söyleyebilirim ki şu ana kadar çalıştığım en iyi ekip; bu ekip… Bizim takımın özelliği bir aile gibi olması. Hem saha içinde, hem saha dışında aynı kenetlenmeyi sağlıyorlar. Avrupa Şampiyonu olmamızın sebeplerinin başında saha içinde sıkı çalışmamız ve inancımız geliyor" diyerek takımından övgüyle söz etti.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun Riva'da bulunan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'ni, "Müthiş bir kompleks" olarak değerlendiren John Ball, "Umarım ilerde bize ait de bir saha olur. Bizim de kalelerimiz ve bariyerlerimiz buraya döşenir. Böyle olursa çok daha başarılı olacağımıza inanıyorum. Buraya bariyerleri ve sahayı kurarsak; Avrupa'daki en iyi görme engelli futbol tesisi olacaktır" ifadesini kullandı.

Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu ile iki yıllık sözleşme yaptığını hatırlatan tecrübeli teknik adam, "Ama benimle devam etmek istiyorlar. Avrupa Şampiyonası'ndan sonra da bunu dile getirdiler. Ben de şunu söylüyorum. Nefes aldığım sürece; bu işi yapabildiğim sürece Türkiye Milli Takımı'nın başında olmak isterim. İngiltere'nin iyi bir yerinde yaşıyorum. Türkiye'ye gelip gitmek sıkıntı olmuyor. Yolculuğa da alıştım. Ama şunu söylemek isterim. Türk insanına çok alıştım. Türkler gerçekten çok misafirperver ve bana çok iyi yaklaşıyorlar. Çok sıcak ilgi gösteriyorlar" dedi.

Türkiye Futbol Federasyonu'na verdiği büyük destekten ötürü teşekkür eden Ball, "Bizim takımımız, Avrupa Şampiyonu olan ilk Türk Milli Takımı... Oyuncularım ve aileleri gurur duyuyor. Umarım Türk insanı da onların büyük başarısıyla gurur duyuyordur ve mutludur" yorumunu yaptı. 

Kaynak: TFF

Pazar, Şubat 28, 2016

Elazığ'dan dört dörtlük galibiyet


İşitme Engelliler Sessizler Süper Ligi zirve mücadelesinde İstanbul S.S.K.İ.E. ile Elazığ İ.E.S.K, Namık Sevik Stadı'nda karşı karşıya geldi.Karşılaşmayı 4-1'lik skorla kazanan konuk ekip 3 puanın sahibi oldu.

Konuk ekibe galibiyeti getiren goller hat-trıck yapan Mehmet Sert(3) ve Hakan Erol'dan gelirken, İstanbul temsilcisinin tek sayısını Uğur Koral kendi ağlarına gönderdi.

Karşılaşma ile ilgili daha fazla fotoğraf için TIKLAYINIZ.

HABER-FOTOĞRAF: ERDEM SAĞOLAN 



 

Salı, Ocak 13, 2015

SESSİZ BİR YAZI



Ana akım futbolun ötesinde neler oluyor merakı son yıllarda beni çok farklı yerlere götürdü. Önce fotoğraf, estantane derken kendimi amatör futbolun göbeğinde buldum. Sonra Efkan ve ardından yerel futbol geldi. Çok değerli insanlar tanıdım. İki yıl önce sevgili Ahmet Yurtsever'in zorlaması ile kadın futbolu ile tanıştım. Lüleburgaz'dan Hakkari'ye yepyeni bir dünya tanıdım. En son olarak Dudulluspor geldi. Hep birlikte güzel işlere imza attık.

Bu sürede en önemli kazancım ise hiç şüphesiz futbolun ancak içindeki insanlar ile güzel olduğu gerçeği. 14 yaşındaki Gazikent ikizlerinin gözlerindeki pırıltıdan, yıllarını futbola vermiş hocaların ikinci amatörün dibindeki takımlarına sanki hafta sonu derbi maçına çıkacaklarmış gibi sahip çıkmalarına kadar, insan varsa hikaye var. Hikaye varsa futbol güzel. Ayaktopu insana ve topluma bir şey kazandırdığı ölçüde değerli.

Geçtiğimiz aylarda gözüme takılan bir konu kafamı kurcaladığı için, ana akım dışı futbolun farklı bir alanına bakıyorum son zamanda. Öncelikle konu hakkında uzman değilim, öğreniyorum demem gerek sanırım. Bir yanlışım varsa düzeltmekten memnun olurum.

Kasım ayı içinde Türkiye'nin ilk sessizler kız futsal milli takımı, ilk kez uluslararası bir turnuvaya katıldı. Bazıları Türkiye Kadınlar Liglerinde yer alan, bazıları ise başka branşlardan ödünç gelen sporcularımız Sofya'daki Avrupa Şampiyonası'nda yer aldılar. Yıllardır ligi süren erkek milli takımımız yarı finale kadar yükselirken, ilk kez sahada yer alan kızlarmız 13.lük ile yetindiler. Sonuç ne olursa olsun, kendi engellerinin çok ötesinde engeller aşarak bir ilki tarihe yazan bu kızlarımızı tebrik etmeyi görev biliyorum.

Türkiye'de sessiz, işitme engelli kızların spor olanakları son derece sınırlı. Öncelikle federasyon sitesinde listelenen sportif aktivitelerde, Avrupa federasyonunda belirtilen 26 spordan yalnızca dördünün yer aldığını söylemek gerek. Futbol Erkek, Basketbol Erkek ve Voleybol Erkek Ligleri sanki bir kadın ligi varmış gibi vurgulanmış. Eğer aktiviteler federasyon sitesinde belirtilenlerden ibaretse işitme engelli kadınlar için badmintondan başka bir spor olanağı yok.

İstanbul'da bulunan iki lise ve dört ilköğretim okulunun da kız öğrenciler için spor olanakları kısıtlı. Bir İstanbul şampiyonasını bırakın, bir spor şenliği dahi yok işitme engelliler için.

Sağır ve dilsizler, diğer bazı engellilere göre zaten dezavantajlılar. Sorunun iletişim yönünde olduğu için çevredekilerin ek bir gayret ile onları aralarına almaları gerekiyor. Belki bu nedenle, sporda sessizler iletişim yönünden problemi olmayan engellilerin, örneğin ampute'lerin gerisinde kalabiliyorlar. Erkekler hem mevcut liglerde yer alırken hayatta da bir şekilde kendilerini kurtarıyorlar. Oysa kızlar, belki tek sosyalleşme fırsatları olan spordan mahrum ediliyorlar.

2017 yılında Samsun İşitme Engelliler Olimpiyatı olan Deaflympics'e evsahipliği yapacak. Bu, katılım büyüklüğü olarak Türkiye'nin bugüne kadar evsahipliği yaptığı en büyük organizasyonlardan biri olacak. Peki sporcularımız bu organizasyona nasıl hazırlanacak? Hangi lig, hangi olanaklar ile gurur duyacağımız sessiz hikayeler yazılacak? En azından bugün dahil olmadıkları ödül yönetmeliğinden faydalanabilecekler mi? Ya da milli olmanın onlar açısından hiçbir avantaj getirmediği spor akademilerine giriş konusunda değişiklikler olacak mı? Nasıl motive edeceğiz bu kızları, erkekleri ki bütün dünyadan gelen rakipleri karşısında dik dusunlar?

Sessizler Spor Federasyonu 14 Şubat'ta yeni başkanını seçecek. Yeni gelecek yönetimin çok işi var Umarım geçen yıldan kaldığı söylenen kulüp ödenekleri gibi konuları geride bırakır anlamlı bir atılım yaparlar.

Bizler de kendi olanaklarımız ile, olabildiğince destek olmaya ve farkındalık yaratmaya çalışacağız elbette. Simon Kuper'in dediğini biraz çevirip söylersek : Futbol asla sadece ana akım futbol değildir.