Sayfalar

Sayfalar

Çarşamba, Eylül 23, 2026

Düşmez: Adaylıktan çekiliyorum çünkü....


Daha önce Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu başkanlığına adaylığını açıklayan Ali Düşmez, adaylıktan çekildiğini duyurdu.

Düşmez yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:


"Değerli Spor Ailem, 2011 yılında; Türk amatör sporuna ömürlerini adamış, bu camiaya çok kıymetli hizmetlerde bulunmuş Rıza Sümer, Hüdaverdi Talay ve Orhan Saka gibi değerli büyüklerimizin bizlere bıraktığı emaneti devralarak Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Başkanlığı görevine başladım. Görev yaptığım süre boyunca en büyük gayem; bize emanet edilen bu yapıyı daha ileriye taşımak, amatör spor kulüplerimizin ve ASKF’lerimizin haklarını korumak ve Türkiye’nin dört bir yanında büyük fedakârlıklarla spor hizmeti veren amatör spor ailemizin gücüne güç katmak oldu. Bu süreçte konfederasyonumuzu daha güçlü ve kurumsal bir kimliğe kavuşturduk. Türkiye Futbol Federasyonu ile karşılıklı diyalog ve iş birliğine dayalı önemli ilişkiler geliştirdik. Bu ilişkiler sayesinde amatör spor camiamız adına birçok önemli kazanımın elde edilmesine vesile olduk. Attığımız her adımda makamları değil, amatör sporun menfaatlerini önceledik.

30 TEMMUZ 2024’TE NEDEN VEKALET VERDİM?
30 Temmuz 2024 tarihi itibarıyla Türkiye Futbol Federasyonu ile ilişkilerde ortaya çıkan ve giderek gerginleşen ortamın amatör spor camiamıza zarar vermemesi gerektiğine inandım. O gün benim için önemli olan Ali Düşmez’in makamı değildi. Önemli olan, yıllar içerisinde büyük emeklerle elde ettiğimiz kazanımların korunması ve amatör spor kulüplerimizin bu süreçten zarar görmemesiydi. sonucunda, Bu nedenle, o dönem yönetim kurulumuzdaki bazı arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler TFF ile ilişkilerin daha fazla yıpranmaması ve konfederasyonumuzun önünün açılması düşüncesiyle, görev ve yetkilerimi yönetim kurulu kararı ile izinli sayılmak suretiyle vekâleten bir şahsa devrettim. Bu kararı tamamen amatör sporun menfaatlerini düşünerek aldım. Ancak üzülerek ifade etmeliyim ki; konfederasyonu daha ileriye taşıma iddiasıyla görevi vekâleten üstlenen bu şahıs, geçmişten bugüne büyük emek ve mücadelelerle elde ettiğimiz kazanımların üzerine yenilerini koyamadığı gibi, izlediği yönetim anlayışı ve uygulamalarıyla amatör spor camiamızın yıllar içinde elde ettiği maddi ve manevi birçok kazanımın kaybedilmesine neden olmuştur. Daha da üzücü olan ise şudur: Tamamen amatör sporun menfaatlerini gözeterek ve yönetim kurulumuzdaki bazı isimlerle yaptığımız ortak istişareler sonucunda görev ve yetkilerimi vekâleten devrettiğim kişiler, daha sonra genel kurulun iradesiyle seçilmiş bir Genel Başkanın görevine son verilmesi sürecinin içinde yer almışlardır. Kendilerine olan güvenimle verdiğim vekâletin bu noktaya evrilmesini kabul etmiyorum. Benim Genel Başkanlık görevim herhangi bir kişinin takdiriyle değil, genel kurulun iradesiyle verilmiş bir görevdi. Genel kurul iradesiyle seçilmiş bir başkanın yönetim kurulu kararıyla görevinden uzaklaştırılmasını, genel kurul iradesine yapılmış ağır bir müdahale olarak görüyorum. Takdiri spor kamuoyuna bırakıyorum.

ADAYLIĞIMI NEDEN AÇIKLAMIŞTIM?
Yaklaşan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Genel Kurulu öncesinde geçtiğimiz günlerde yeniden Genel Başkanlığa aday olduğumu kamuoyuyla paylaşmıştım. Bu kararı alırken geçmişte yaptıklarımız kadar gelecekte yapabileceklerimize baktım. Yılların tecrübesiyle, yeni projelerle ve daha güçlü bir TASKK hedefiyle yola çıktım. İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonumuzun 100’ün üzerindeki delegesinin yanı sıra Türkiye’nin farklı illerinden şahsımıza desteklerini ifade eden 400’e yakın delegenin desteğini görmek de bizlere büyük bir sorumluluk yükledi. Bu teveccüh benim için son derece kıymetlidir. Ancak mesele hiçbir zaman yalnızca seçimi kazanmak değildir. Asıl mesele, seçildikten sonra amatörler için ne yapabileceğinizdir. 

SEÇİMİ KAZANMAK MI, AMATÖRLERE KAZANDIRMAK MI?
Geçtiğimiz günlerde Ankara’da bir araya geldiğim federasyon başkanlarımızla yaklaşan seçimleri değerlendirme imkânı buldum. Yaptığımız görüşmelerde özellikle TFF ile TASKK arasındaki gergin ilişkilerin mevcut durumu üzerinde de duruldu. Bu görüşmelerin ardından yol arkadaşlarımla uzun değerlendirmeler yaptım. Kendime açıkça şunu sordum: “Seçimi kazanmak mı önemli, yoksa amatör sporun kazanımları ve gelişimi mi önemli?” Benim için TASKK Genel Başkanlığı hiçbir zaman yalnızca bir makam olmadı. Eğer seçildiğim günün ertesinde TFF ile sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturamayacaksam, amatör spor kulüplerimize yeni kazanımlar sağlayamayacaksam ve yıllardır elde edilen kazanımların üzerine yenilerini koyamayacaksam, sadece Genel Başkanlık makamında oturmanın hiçbir anlamı yoktur. Yaptığım görüşmeler ve değerlendirmeler sonucunda; ne şahsımın ne de şu anda Genel Başkanlığa vekâleten bakan şahsın seçilmesi hâlinde, TFF ile ilişkilerde ihtiyaç duyulan sağlıklı zeminin oluşturulmasının mümkün olmayacağı yönünde güçlü bir kanaat oluştu. Bu tablo karşısında kişisel bir makam veya seçim hesabıyla değil, amatörlerin geleceğini ve menfaatlerini önceleyerek hareket etmem gerektiğine karar verdim. 

ADAYLIĞIMI GERİ ÇEKİYORUM
Uzun yıllar boyunca bu camiadan aldığım güçle görev yaptım. Bugün de vereceğim kararın merkezinde yine aynı camia bulunmaktadır.Bu nedenle; amatör spor kulüplerimize ve ASKF’lerimize daha güçlü hizmet verilebilmesinin önünü açmak amacıyla, Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Genel Başkanlığı için daha önce açıklamış olduğum adaylığımı geri çekiyorum. Bu karar bir vazgeçiş değildir. Bu karar, makamdan önce amatör sporu tercih etmektir. Dün olduğu gibi bugün de benim için önemli olan kimin başkan olduğu değil, amatör sporun ne kazandığıdır. 

AMATÖRLERE FAYDA SAĞLAYACAK BİR ADAYIN YANINDA OLACAĞIZ
Önümüzdeki süreçte; amatör spor camiamızı birleştirebilecek, Türkiye Futbol Federasyonu ile sağlıklı ilişkiler kurabilecek, konfederasyonumuza yeniden güç kazandırabilecek ve kulüplerimize yeni kazanımlar sağlayabilecek bir adayın ortaya çıkması hâlinde, şahsım ve yol arkadaşlarım olarak kendisine destek vermekten kaçınmayacağız. Bizim tarafımız kişilerin değil, amatör sporun tarafıdır. Bana inanan, güvenen ve bu süreçte desteğini açıkça ortaya koyan başta İstanbul amatör spor camiamız olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki ASKF başkanlarımıza, kulüp başkanlarımıza, delegelerimize, yöneticilerimize ve yol arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Makamlar gelir geçer. Görevler başlar ve biter. Ama emanet, vefa ve amatör spora hizmet sorumluluğu baki kalır. Biz bu emanete dün olduğu gibi bugün de sahip çıkmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna ve büyük amatör spor ailemize saygılarımla."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kurum ve kişilere hakaret eden yorumlar yayımlanmaz. Gözden kaçmış yorumlar olabilir, lütfen bizimle iletişime geçiniz.