2018 Dünya kupası elemelerinde Eskişehir'de oynadığımız oynadığımız İzlanda maçına kadar Türkiye'de futbol oynandığını düşünüyordum. Maalesef yanılmışım. Türkiye'de futbol falan oynandığı yokmuş. Bunu İzlanda maçında apaçık gördük. Şansa kazansak bile Dünya kupasına gitmeyi neredeyse garantileyeceğimiz karşılaşmada bırakın kazanmayı,gol atmayı,adamların kalesine gidemedik. Tek bir gol pozisyonuna bile giremedik. İzlanda kalecisi belkide hayatının en rahat futbolunu oynadı.
Eskişehir seyircisinin olağanüstü desteğine rağmen bizim oyuncularımızın ayakta duracak halleri yoktu. Hepsi ruh gibi dolaştı sahada. Kazanmak için neredeyse hiç bir şey yapmadık. İzlanda futbolun nasıl oynanacağını,nasıl oynanması gerektiğini bize o kadar açık olarak gösterdi ki hepimiz adamları hayranlıkla izledik. Savunma nasıl yapılır. Hücuma nasıl çıkılır. Top nasıl dolaştırılır. Alan savunması,bölge savunması nasıl yapılır dün akşam açık ve seçik olarak gördük. Türkiye'de futbol falan oynandığı yok beyler. Sadece futbola benzeyen bir şey oynanıyor. Beşiktaş'tan Talisca'yı,Galatasaray'dan Gomis'i,Fenerbahçe'den Janssen'i Trabzonspor'dan Yusuf Yazıcı'ýı çıkarsan o da olmayacak.
Bunda hepimiz suçluyuz beyler. Bu adamları izlemek için her ay dijital kanallara bir avuç para veren bizler suçluyuz. Biz otobüse zor binerken bu adamları milyon liralık lüks araçlara bindiren bizler suçluyuz. 19-20 yaşında ki çocuğa yılda 3 milyon euro verip iyi oynadığı bir maçtan sonra onu dünya yıldızı yapan biz suçluyuz. Birçoğu 2.ligde bile oynayamayacak yetenekte adamları izlemek için 5-6 bin lira vererek kombine kart alıp ailemize ayıracağımız hafta sonlarımızı "sözde dünya yıldızlarına" ayıran bizler suçluyuz.
Hayatımızda en küçük yeri olmayan,belki de gördüğünde bizi görmezden gelecek,belki bir fotoğrafı bile bize çok görecek,zaman zaman arkadaşımızla hatta kardeşimizle bile kavga etmemize neden olan bu "sözde yıldızlara" hak ettiklerinin on katı, yüz katı değer veren bizler suçluyuz.
Türk futbolunun bugünkü geldiği noktada tek suçlu biziz beyler. Başka suçlu aramaya gerek yok. Evinin mutfak masrafından,çocuğunun süt,mama,meyve parasından keserek kombine alan,forma alan, 18-19 yaşındaki çocukları multi milyoner yapan biz suçluyuz.
Federasyonun suçu yok. Teknik direktörün suçu yok. Yöneticilerin suçu yok. Onları istifaya davet etmeyen,onları hukuk sınırları içerisinde protesto etmeyen biz suçluyuz.
Dünya kupası bileti elimizden uçup gitti. Ağlamaya,sızlanmaya hiç hakkımız yok. Bunda kimsenin suçu yok. Bugüne kadar herkese hakettiğinin fazlasını veren bizler suçluyuz.
Yazı: Ümit Yılmaz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Kurum ve kişilere hakaret eden yorumlar yayımlanmaz. Gözden kaçmış yorumlar olabilir, lütfen bizimle iletişime geçiniz.