16 Aralık 2008 03:13

Yeşil Esenyurtspor kendini ateşe attı


YEŞİL ESENYURTSPOR: 1 REŞADİYESPOR: 3

HABER-YORUM: BURAK KURTULUŞ
İstanbul Süper Amatör Lig 1. Grup’ta düşmeme mücadelesi veren 2 takımın maçında kazanan yakaladığı fırsatları değerlendiren Esenler Temsilcisi Reşadiye oldu.
Hadımköy’de maça hızlı başlayan deplasman takımı Reşadiye oldu. Henüz 2. dakikada Kaptan Süleyman çok şık bir pas ile uyuyan Yeşil Esenyurt defansının arkasına attığı top ile Selçuk ile Kaleci Atilla’yı karşı karşıya bıraktı: 0-1. Bu şok golden sonra kendine gelen Yeşil Esenyurt adına 11. dakikada İbrahim kaleci Erdal ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda zor olanı yapıp topu dışarı attı. 13. dakikada ise maçın bir bakıma kader adamı olan Caner, Yeşil Esenyurt adına çok müsait pozisyondan daha faydalanamadı. İlk yarının kalan dakikalarında her iki takım da birbirlerinden daha ziyade maçın hakemi ile mücadele etmek zorunda kalınca ilk yarı deplasman takımının 0-1 üstünlüğü ile sonuçlandı.

İkinci yarının 51. dakikasında Reşadiye’nin etkili oyuncusu Necati, iki Yeşil Esenyurtlu futbolcuyu geçtikten sonra, çok güzel bir vuruşla eski takım arkadaşını mağlup ederek, skoru 0-2’ye getirdi. 65. dakikada da ise Reşadiyeli Erkan Yeşil Esenyurt defansının inanılmaz hatasından faydalanarak deplasman takımını rahatlatan golü attı: 0-3.
Yeşil Esenyurt yediği 3 gole 68. dakikada Caner ile karşılık verdi ve skor 1-3 oldu. 60. dakikadan sonra oyundan koptuğu ve yorulduğu gözlenen Reşadiye karşısında Yeşil Esenyurt skoru kendi lehine çevirebilecek kadar pozisyon buldu ve gerek Caner’in bencilliği ve etkisizliği gerekse forvet oyuncularının son vuruşlardaki eksikliği nedeniyle maçı 1-3 kaybederek, son sıradan kurtulamadığı gibi en önemli rakibine de mağlup olarak ikili averaj ihtimalini de kaybetti.

MAÇIN YORUMU:
Yeşil Esenyurt’un kümede kalma şansı haftalar ilerledikçe azalıyor, acil puanlara ihtiyaçları var. Ben bu takımdan ümitliydim ancak yavaş yavaş benim de ümitlerim azalıyor. Sonuç olarak liglerin başlamasına 2 hafta kala lige katılmaya karar vermiş bir takım için çok fazla da söyleyecek bir şey bulamıyorum. 1. Amatör’e düşmek dünyanın sonu değil elbette, düşersin yeniden çıkarsın. Güzel bir grup denk gelir hiç de zorlanmadan çıkarsın. Alibeyköy Parseller buna bir örnek, Fatih Hilal bir başka örnek. Bu iki takım da kaliteli hocalarının sayesinde şimdi Süper Amatör Lig’de. Yeşil Esenyurt’un başında öyle bir Hoca var ki! Ben T.F.F. Yetkilisi bir görevlisi olsam, çağırırım bu Hocayı Federasyona, “yaptığı güzel davranışlarının ve iyi niyetinin karşılığı” olarak diye başlar, Fair-Play’i ruhunun en derinlerinde taşıyan bu Hocayı gururlandırırım. Altın çöpe düşse dahi değerini kaybetmez, bu antrenör bu takımın başında olduğu sürece, bu takım düşse bile yeniden Süper Amatör’e yükselir diye düşünüyorum.

Ben Amatör futbol sevdalısı bir adamım, güzel şeyleri bulabilmek için İstanbul’u bir baştan diğerine dolaşıyorum, bir futbolcu için Tepecik’e gidiyorum, bir başka futbolcu için Ümraniye’ye. Kaliteli bir hakemi yeniden izlemek için sabahın 9’unda Sarıyer’e gidiyorum, bir antrenör için de Hadımköy’e… Yeşil Esenyurt’u daha önce Kağıthane’de, Pazariçi Köprülü maçında izlemiştim. Duruşuna… Hakemlerle diyaloguna, futbolcularına karşı takındığı tavra hayran kalmıştım, Hadımköy’de buna bir kez daha şahit oldum.

Hadımköy’e erkenden gidip, 1. Amatör Küme 5. Grup’taki Arnavutköy-Altıntepsi maçını da izledim. Her iki takım için de lig bitmiş, adeta iki takım da “bitse de gitsek” havasındaydı, maçın keyfi olmayınca, hakemlere de bir bakayım dedim, kesinlikle 1. Amatör Kümede maç yönetecek seviyede değiller. Özellikle Ertuğrul Celep isimli yardımcı hakemi beğenmedim. Neyse ki maç rahattı 8-1 bitti.

Y. Esenyurt- Reşadiye maçı başlamadan önce Tesislerde Bülent Erdemir’i gördüm. Süper Lig ve FIFA eski Hakemi Orhan Erdemir’in kardeşi ve iyi bir hakem olmasına rağmen, koşu problemi olduğu için hakemlikte hak ettiği yere gelemeyen birisi. “Bülent Erdemir iyi hakemleri gözlemler acaba hakem kim” diye bültene baktım, Engin Uzunçelebi ismini görünce “Eyvah dedim, bu maç inşallah yarım kalmaz” diye de dua ettim. Kişisel olarak yönetimini beğenmedim.
Yardımcı Hakemleri nispeten orta hakeme göre daha iyi, taç oluyor, kimden çıktığı mühim değil, topu ilk kim alırsa tacı da o kullanıyor. Hakem önce sağa sonra da sola trafik Polisi gibi el kaldırıyor o kadar. Avantaj Kurallarını hiç bilmiyor, futbolcu topu ayağında çıkarmış, ayaktan çıkan top, ceza alanında kaleci ile karşı karşıya kalan futbolcuya geliyor, kalede kaleci, karşısında forvet oyuncusu bir de Allah var, bizim hakem bey ‘şak’ diye bir düdük, orta saha çizgisinin taç çizgisi ile birleştiği yerdeki faulü veriyor. Tribündekiler de çıldırdı, futbolcular da. 12. kural dedikleri Fauller ve Fena Hareketler tamamen ıstırap, kimin faul yaptığı önemli değil, yerden ilk kim kalkar da topu eline alırsa atışı da o kullanıyor. Diyagonel koşu dedikleri, Yardımcı Hakemi, topu ve oyuncuyu sağına alma durumları tamamen yanlış, orta sahada sallanıyor, bir oraya bir buraya misali. Hakem, maçın resmen önüne geçti, insanın sabır taşı olması lazım çatlamaması için. Takımlar dese ki; “Hocam siz sahadan çıkın, maçı futbolcular kendi aralarında idare edecek” bu kadar olmazdı.


Maç sonunda hakemi ilk tebrik eden de mağlup olan Yeşil Esenyurt’un Hocası oldu, “Sizler de insansınız, hata yapacaksınız, yine de teşekkür ederiz” demiş, bir de arkadan hışımla gelen yöneticisini uzaklaştırdı ki bu hepsinden daha önemli. Ben bu Hakemi bir daha Süper Amatör Lig maçında görürsem o maçı terk ederim, izlemem.

Son olarak da Reşadiye’nin de durumu iyi değil, bu futbolla onlar da zor günler geçirirler. Reşadiye’nin hocası Ümit Yılmaz’ı hem tebrik ediyorum hem de ciddi anlamda uyarmak istiyorum. Bu takım da düşebilir, hatta (…) Karadeniz takımı 92 doğumlu aslan gibi çocuklarıyla, destan yazmaya başladı bile. Maçın bitiminde Nurtepe’de 14.15’de başlaması gereken Hürriyetgücü-Karadeniz maçının 14.50’de başladığını öğrenince Hadımköy’den Nurtepe’ye gittik. Biz stada geldiğimizde ise maçın 40. dakikası oynanıyordu.

Hürriyetgücü-Karadeniz maçında da hata
Bu maçta da aynı hakem hatalarını görünce inanın insan çileden çıkıyor. Müsabakayı Günalper Çiçek yönetiyordu. Zaten saat 17’de biten, futbolcularının birbirlerini bile zor gördüğü maçta bu hakem de futbolun kötüleşmesine olabildiğince çanak tuttu. Benim izlediğim sürelerde Kağıthane temsilcisi Hürriyetgücü’nü çileden çıkartan, maçı soğutan, gereksiz yere durduran, faul standartını tutturamayan hakem, işi o kadar abarttı ki; bir ara saha komiserinin yanına kadar gelip, Karadeniz kale arkasında tesislerin de dışında duran 2 tane 10-12 yaşlarında çocukları oradan uzaklaştırmasını istedi. Son 5 dakika ise aklına ne geldiyse sahada atacak Karadenizli oyuncu aramaya başladı. Karadenizli Oktay da hakeme yardımcı olduktan sonra, 10 kişi kalan Bordo-Mavililer hemen akabinde Ahmet’in de oyun dışı kalmasıyla 9 kişi kaldı. Buna rağmen Karadeniz çok zor bir deplasmandan galip ayrılarak, adeta “benim yerim burası değil” diye haykırdı.
Benim anlamadığım bir konu da, İstanbul’da her sene 2 defa futbol hakem kursu açılıyor, herkes hakem oluyor, İl Hakem Kurulu’da bu kadar çok sayıdaki Hakeme maç verebilmek için, bazı Hakemleri hak etmedikleri maçlara gönderiyor ya da birkaç Klasman Hakemi ve Alt Klasman Yardımcı Hakemi dışında diğer, Klasmanlarda görev yapan Hakemler İstanbul’da Amatör maçlara çıkmıyorlar. Acaba maç ücretleri yatmadığı için midir bilinmez ama zaten gittikleri bir maçta, bir Amatör Hakemin 14 maçta alabileceği parayı bir maçta alıyorlar, hem de en geç 5 gün sonra. Amatör Hakemler ise ücretlerini 3-4 ay sonra % 10 kesinti ile alıyorlar. Tabii artık herkesin bildiği gibi bu gecikme Federasyon’dan ya İl Temsilciliğinden kaynaklanmıyor. Bu gecikme tamamen Hakem Derneğinin sorunu.
Bazı Hakemlerin daha fazla fedakarlık yapması lazım, Amatör maçlar olmasa, Profesyonel maçlar da olmaz. Geçtiğimiz sezonlarda maçlarda Süper Lig Hakemleri, Süper Lig Yardımcı Hakemleri görüyorduk, bu sene henüz üst düzeyde bir Hakemi Amatör maçlarda göremedim. Tabi Klasmandaki Hakemler olmayınca iş yetersiz Hakemlere kalıyor. Gözlemciler de bazı Hakemlere hak etmediklere halde, yüksek puanlar vererek zorlu maçlara çıkmalarını sağlıyorlar diye düşünüyorum.
Şimdi Amatör Bültenlere bakıyorum, en zorlu maçlarda hep aynı isimler, 3 Klasman Hakemi ve bir de Gerçek yeri Klasman Hakemliği olan Alt Klasman Yardımcı Hakemi.

TFF’nin ve Hakem Derneğinin Resmi Sitelerinden isimlere bakıyorum, birçok isim var ama ben maçlarda hiçbirisini göremiyorum. Hakemlerin bir de malzeme ve teçhizat sorunu var galiba, Profesyonel Hakemlere tüm ihtiyaçlarını Federasyon karşılıyor, Amatör Hakemler ise kendi ceplerinden temin ediyorlar. Parası olmayan alamıyor diye bir savunmada olamaz, çünkü Hakem Derneği imza karşılığı herkese forma temin etti, karşılığını da geçtiğimiz sezon maç ücretlerinden aldı. Mesela Yeşil Esenyurt - Reşadiye maçında Reşadiye Kırmızı-Beyaz giyinmiş, Hakemin Sarı renkli forma giymesi lazım, o da Kırmızı giymiş, Hürriyet Gücü-Karadeniz maçında ise Karadeniz Bordo Mavi giymiş, orta hakem Kırmızı giymiş. Yok mu sizin başka renk formanız? Ya takımların renklerini bilmiyorsunuz, ya da maçla alakanız yok. Girin İSTFİT’e bakın takımlara, her şeyleri orada yazıyor. Ben bile biliyorum, hakemler bilmiyorlar.
Gelecek hafta Güzelce-Bakırköy ya da K. Çekmece-Kağıthane Güllüoğlu maçlarından birisini tercih edip, futbolcu-Hakem izlemeye devam edeceğim.
Beşiktaş Kulübü antrenörlerinden Kahraman KARTALOĞLU"nun Okan KARTALOĞLU vefat etmiş, Merhuma Allah"tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum.

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus