Efkan BUCAK

[email protected]
Diğer Yazıları

İASKF NEDİR, NİYE OY VERİRİZ, O STATÜLERİ KİM ÇIKARIYOR


İASKF Genel Kurulu’nu geride bıraktık. Şahsen orada bulunamasam da sağ olsun Kemal Özgüner’in canlı yayını ile her şeyi dakikası dakikasına takip etme şansım oldu. Gerginliği anlarım ancak konuşmacılara tehdide varan sataşmalar hoş olmadı. Sayın Seyit Ateş’in Beşiktaş ile ifadeleri iyi niyetli ancak talihsizdi. Şahsen Sayın Yetkin Karakaş ve Sayın Seymen Gençtürk’ün konuşmalarını beğendim. İçeriği hakkında yorum yapmak istemiyorum ancak karşısındakini sıkmadan kendilerini dinlettiler, hedef odaklı konuştular, bazı noktalarda haklı eleştirilerde de bulundular. Muhalefetin ‘bize az süre verildi’ tepkisineyse katılmıyorum zaten divan, programı daha başta okudu ve mevcut başkan olması dolayısıyla Ali Düşmez’in faaliyet raporu açıklaması nedeniyle daha fazla süre alacağı belliydi. Ancak divan programı doğru yapılıp o kadar geç bırakılmasaydı Seymen Gençtürk’e istediği süre verilebilirdi. Bir de Yetkin Karakaş’ın konuşmasının bölünmesi ve erken indirilmesi hoş olmadı. Orası bir genel kurul salonu ve muhalefetin eleştirileri sonuna kadar dinlenmeli.
Sayın Ali Düşmez’inse en büyük avantajı olan koltuğunun altında birden fazla karpuz olması aynı zamanda en büyük handikabı... Zira Sayın Başkan konuşmasına İASKF’den başlıyor, TASKK’tan devam edip TFF’den çıkıyor. Takip etmek bazen gerçekten güç olabiliyor.

 

Bu yazıyı yazmamın nedenine gelince...

Kaç zamandır zaten gözlemlediğim bir durumu bu genel kurul sürecinde ve genel kurulda bir kez daha gördüm, bundan bahsetmek istiyorum.

 

Tüm amatör camiamızın kendisine şu soruyu sorması gerek: İASKF nedir, ne yapar? Benim gördüğüm camiamızın en az yüzde 90’ı bunun farkında değil. Sayın Ali Düşmez genel kurulda konuşurken birkaç kez altını çizmek durumunda kaldı ancak halen hafta içi maçlarının, yaş kontenjanının, maç programlarının, cezaların muhatabı olarak İASKF görülüyor. Bu bir noktadan doğru, bu noktayı aşağıda belirteceğim, ancak esasen yanlış çünkü İASKF kulüplerin meydana getirdiği bir sendikal oluşumdur. Hiçbir yaptırım gücü yoktur, kulübünüz İASKF üyesi olmayabilir, sadece ASKF referansı almadığınız için biraz daha fazla katılım payı ve transfer ücreti ödersiniz TFF’ye, o kadar. Bir de evraklarınızı kendiniz vermeniz gerekebilir (Kitapçıkta TFF, evrakların bölge müdürlüklerine teslimi için ASKF’yi vekil kılar). Bizzat Sayın Düşmez’in ifadeleri ile, İASKF sadece işlemlerin hızlanması için yetkili kurum ve kuruluşlara ‘Ricacı’ konumundadır.

 

Peki uğruna bu kadar tantana çıkarılan İASKF ne yapar? Görevlerini tüzükten kısaca özetleyeyim:

 

* Kurs, seminer, konferans ve panel gibi eğitim çalışmaları düzenlemek,
* Amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olan her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin etmek, gazete, dergi, kitap, bülten ve görsel -işitsel gibi yayınlar yapmak; web sitesi ve sosyal medya araçları kurmak,

* Üyelerinin yararlanmaları ve boş zamanlarını değerlendirebilmeleri için lokal açmak, sosyal ve kültürel tesisler kurmak ve bunları tefriş etmek,

* Federasyon faaliyetleri için ihtiyaç duyulan motorlu taşıt ve taşınır, taşınmaz mal satın almak, satmak, kiralamak, kiraya vermek,

* Amatör Spor Kulüpleri üyelerine yönelik pansiyon; sosyal yardım faaliyetleri için misafirhane,  aşevi; her türlü sportif faaliyetler için spor saha veya salonu; meskûn yerler dışında kamp tesisleri kurmak.

 

Yani İASKF gerekirse para kazanmak için lokanta açar, kantin açar, gazete çıkarır ama hiçbir şekilde lig statüsüne, maç saatine, oyuncuların yaşına, lig kurulmasına karışamaz, yetkisi de yoktur. İASKF gider Taksim-Sarıyer hattından bir minibüs alıp işletir veya Çayırbaşı Stadı’ndan kantin açar yahut üst katındaki restaurant’ı halka açıp geliriyle kendini döndürür, yasal olarak buna hakkı vardır. İASKF’yi eleştirecekseniz mesela “Ne yaptınız da gelirlerinizi artırdınız?” diyebilirsiniz ama “Bana hep sabah maç veriyorlar, yaktın bizi İASKF” diyemezsiniz. Derseniz size gülerler.

 

Adaylardan Sayın Seymen Gençtürk’ün vaatleri bu bağlamda iyi niyetli gerçeklikten biraz uzaktı açıkçası. Yanlış anlaşılmasın Seymen Başkan’ı severim, Genel Kurul’da da güzel konuştu, seçim bildirgesindeki vaatlerin de çoğunun olmasını istiyorum (BAL statüsünün değiştirilmesi ve ASKF gelirinin kulüplere dağıtılması biraz fantastikti sadece. Mevcut BAL statüsünü eleştirmek bana biraz popülist geliyor açıkçası) ancak İASKF Başkanı olsa dahi onların çoğunu yapması mümkün görünmüyordu.

 

Yukarıda dedim ya kulüplerin bunlara rağmen İASKF’yi muhatap alması bir noktadan doğru zira İASKF’nin başında Ali Düşmez var. Ve gerçekten tüm sorunların çözümü aslında Ali Düşmez. TFF Yönetim Kurulu Üyesi, Amatör Kurul Başkanı, TASKK ve İASKF Başkanı olan Ali Düşmez istese şu anda amatör kulüplerin sürekli yazıp çizdiği tüm sorunları çözebilecek yegane insandır çünkü BUNA YETKİSİ VARDIR.

 

Statüleri ve talimatları gözden kaçırıyoruz. Yerel amatör futbol liglerini yürütenler TERTİP KOMİTELERİdir. TFF bunu açıkça belirlemiştir. Lig statüleri, başlama saatleri, cezalar hepsi, İl Temsilcisi’nin başkanlık ettiği Tertip Komiteleri’nden geçer. Ve Tertip Komitesi seçimle göreve gelir. Hiçbirimiz tertip komitesi için seçim tantanası duyduk mu? Hayır çünkü o komiteye girecek adam zor bulunur. Tertip komitesi üyeliği demek elini taşın altına koymak, yeri geldiğinde kulüplerle karşı karşıya gelmek demektir. Üstelik o kadar zorluğa rağmen kimse tertip komitesi üyelerini tanımaz çünkü hiçbir yere gidip plaket almazlar, vermezler, oysa şu bozuk giden devranda bir şeyler yapmak isteyenlerin ilk noktası Tertip Komitesi olmalıdır.

 

Tertip komiteleri amatör işler kuruluna karşı sorumludur. Yaş sınırı, Türkiye şampiyonaları, BAL statüsü, diğer genel kurallar hep amatör kurulun elinden geçer. Bu kurulun başında kim var? Ali Düşmez.

 

Amatör kurul da TFF Yönetim Kurulu’na karşı sorumludur. Peki orada kim vardır? Ali Düşmez.

 

Yapar, yapmaz ayrı mevzu ancak şu anda amatör camiamızın mustarip olduğu tüm konuları çözme kudretine sahiptir Ali Düşmez. Ama İASKF veya TASKK başkanı olduğu için değil, Amatör Kurul Başkanı ve TFF Yönetim Kurulu Üyesi olduğu, İl Temsilcisi’ni de (TFF Yönetim Kurulu vasıtası ile) atadığı için.  Yani ironik bir şekilde, Sayın Seymen Gençtürk İASKF Başkanı olsaydı dahi, seçim vaatlerinin birçoğunu yerine getirmek için yine Ali Düşmez’e muhtaçtı.

 

Seçim seçim diyoruz...

 

Tertip Komiteleri seçimle geliyor. Seçim yaptık komiteyi seçtik. Peki komitenin başındaki kim? Futbol İl Temsilcisi.

 

Futbol İl Temsilcisi seçimle mi geliyor? Hayır. TFF ‘Gerekli gördüğü ilde’ temsilciyi direkt atıyor ve bu gerekçenin ne olduğunu açıklama gereği bile duymuyor.

Amatör Kurul üyeleri seçimle mi geliyor? Hayır. Amatör Futbol Başkanı seçip TFF’nin onayına sunuyor.

Amatör Kurul Başkanı seçimle mi geliyor? Hayır. TFF Başkanı tarafından atanıyor.

TFF Başkanı seçimle mi geliyor? Hesapta… 

Amatör futbolumuzun yürütülmesinden ve gelişiminden sorumlu tüm kişiler seçimle değil, atama ile gelirken İASKF veya TASKK başkanlık seçimi eğlenceden başka hiçbir şey değil.

Her neyse, İASKF seçimleri bitti, yeni yönetim 3 yıl daha görevde. Hepsi çok değerli isimler, birçoğunu tanıyorum. Yukarıda yazdım Sayın Ali Düşmez’in avantajı aynı zamanda handikabı... Çok görevi olduğundan İASKF konusunda yerel kalamıyor. Misal “Sağlık sorununu çözdük” diyor. O sorunu çözen oysa esasen TASKK. Tamam Ali Düşmez’in başarısı olabilir ama İASKF Başkanı değil TASKK Başkanı Ali Düşmez’in başarısı. Zaten İASKF’nin olmasına da gerek yok. İASKF uygulayıcı olmalı.

Nacizane bir eleştirim olacak. Sayın Başkan konuşmalarında sık sık özetle “Biz sağlıkçı için kanun çıkarttık ama kursa sağlıkçı gelmiyor, ne yapayım” yahut “Biz ecza çantası verdik ama onları doldurmak belediyenin işi” diyor. Hayır, bu bence tamamen İASKF’nin işi. Eğer sağlıkçı kursa gelmiyorsa insanların gelmesi sağlanmalı, İASKF kursa girecek insan bulmalı. Sahalardaki sağlık çantaları da takip edilmeli, ya İASKF içini doldurmalı veya takibini yapıp belediyeden bizzat istemeli. Yoksa herkes yönetir İASKF’yi, değil mi?

YAZI: EFKAN BUCAK

PAYLAŞ

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus