Arif DOĞAN

[email protected]
Diğer Yazıları

BİR HAKEMİN NESİ VAR, ÜÇ HAKEMİN SESİ VAR


Atasözleri,insanları bilinçlendirerek,sorunlarının farkına varmayı ve topluma yararlı hale getirmeyi amaçlar.Bir ulusun insana nasıl ve niçin değer verdiği,hangi toplumsal kural ve ilkelere uyma gereği duyduğu atasözlerinden anlaşılabilir.
İşte o muhteşem atasözlerimizden biridir "bir elin nesi var,iki elin sesi var".Açılımı;insanın gücü sınırlıdır.İnsan her işi tek başına halledemez.Tek başına halletmeye kalktığında mutlaka başaramayacağı işler olacaktır.Bu durumda başarabilmek için başkalarıyla işbirliğine,dayanışmaya girer.Güçleri birleştirerek zor işlerin altından böylelikle kalkar.

Bu atasözümüze emsal aslında yazmak istediğimiz .Düzeni belki değiştirmez ama yıpratılan ve mağdur edilen hakem ve takımlarımızın bir nebze sesini duyurmak,adaletin herkese eşit şekilde pay edilmesine vesile olmak,tabiri caizse kulağa kar suyu kaçırmak amacımız.

Geçtiğimiz haftalarda U13 Türkiye Şampiyonası İstanbul Elemeleri için maçlar oynandı.Dışarıdan görüldüğü gibi zorluk derecesi düşük değildir bu maçların.Kıran kırana geçer ki nihayetinde çocukların gururla anlatacakları bir Türkiye Şampiyonası macerasına başlangıçtır.Grup aşamasından,Türkiye Şampiyonası il elemelerine kadar tek hakemle yönetilir.Bu yıl elemelerde beş hakemimiz iki eleme maçını üst üste yönetti.Herkesin isteği olan üç hakemli yönetim yine kursaklarda kaldı.

Ama ne yazık ki bir U13 maçı, hakeme saldırı teşebbüsü nedeniyle hem de penaltılar safhasında tatil edildi. İHK'nin gelecek vaat eden ve tecrübeli Uğur Kam,Deniz Ender Karatepe,Kıvanç Ayyıldız gibi hakemleri görevlendirmesi bile olayların önüne geçemedi.

U13 gibi U14 maçları da tek hakemle yönetilmektedir.11 Mart 2014 tarihinde Fikirtepe Dumlupınar Stadı'nda oynan Fikirtepe Dumlupınar-Uğur Mumcuspor U14 maçında,sahadaki futbolculardan sadece üç yaş büyük 17 yaşındaki hakemi,maçın başından itibaren provoke eden iki Uğur Mumcuspor taraftarı (ki sadece ikisi vardı tribünde),hakemin ikinci yarıda maçı bırakarak hüngür hüngür ağlayıp,başı saha komiserinin omzunda sahayı terk edişini ve iki futbol teröristinin savaş kazanmış bir komutan edasını gören birisi olarak daima bu maçların üç hakemle oynatılması taraftarı oldum.

Selimiye Stadı'nda seyrettiğim iki eleme maçında da aynı görüntüleri yaşadım.Tek fark "hakemin gözyaşları" yoktu.Ama sinirleri gerildikçe gerilen hakem arkadaşlarımız vardı sahada.

Teknik sorumluların aşağılayıcı konuşmaları,antrenör-hakem arasında geçen sert diyaloglar,'benim çocuğuma dayılık yapma' diyerek hakeme dayılık yapan yönetici, mağlup takımın taraftarlarının maç bitimi sahaya inmeleri (ki "hocam sakın soyunma odasında çıkmayın" demek bize düştü),iki takım taraftarları tarafından (ki çoğu sahada oynanan futbolcuların babası) hakemin tüm karalarından bir memnuniyetsizlikle proveke edilmesi,bayan taraftarlar( ki çoğu sahada oynayan futbolcuların annesi,kardeşi) ve çocukların,hatta sahada oynayan 13 yaşındaki futbolcuların da duyacağı şekilde küfürler.Yani senaryo aynı,roller aynı. Ama en ağırı sitemizin Facebook sayfasında eleme maçı haberinin altına "hakem maçı sattı" yorumunu yapan 13 yaşındaki futbolcu kardeşimizin yaptığıydı bence.Veli ne ekerse onu biçiyordu.
Olaya iki tarafın gözü ile bakarsak,aylar önce karakteri ve sözüne güvendiğim,takımının defalarca sahada yaptığı FairPlay tadında hareketlerini haber olarak okuduğum ve altyapıda yaptığı güzel işlerle yerel basın tarafından defalarca ödüllendirilen bir hocamın bana,"tek hakem ile yönetilen maçlarda çok canım yandı, lütfen bunları dile getirir misiniz" serzenişini de eklemek lazım.

Peki hakemlerimiz ne diyor bu konuda.Neden tek hakem? Bunun mantığı nedir? Akademi Ligleri'nde üç hakem ile yönetilen U14 maçları neden amatör liglerde tek hakem ile yönetiliyor? U13 Lig'i yerel olarak oynandığı için profesyonel takımların maçları da tek hakem ile yönetiliyor.Yakın zamana kadar tek hakem ile yönetilen U15 maçlarında hakem sayısı üçe çıktı.Neden U13 ile U14 hala tek hakem ile yönetiliyor? Hiç olmazsa Türkiye Şampiyonası Elemeleri üç hakem ile yönetilemez miydi ki bu maçları ücretsiz yönetirim diyen hakem arkadaşlarımız da var.

Bütün bu soruların tek cevabı var:Para.

İşte hakemlerimizin ''tek'' yönetilen maçlar için görüşleri..''Bir orta hakem 72 TL,yan hakem ise 40 TL alıyor.Federasyon bu liglere üç hakemi külfet olarak görüyor.Tamamen TFF'nin almış olduğu bir karar ve düzenleme. Olağan toplantılarımızda bu konu şimdiye kadar hiç konuşulmadı, bundan sonra da konuşulacağını zannetmiyoruz.Tabii ki biz bu maçların da üç hakem ile yönetilmesi taraftarıyız.Böylece her iki takım içinde adalet maksimum seviyede olur.Bu adil oyun için gereklidir.

Futbolcuların U11,U12 gibi yarı sahada oynanan karşılaşmalardan sonra tam saha pozisyonuna geçiş yaptıkları U13 liglerinde biz üç hakem şablonunundan yanayız.

Bu ligin bazı karşılaşmalarında hakemlerimiz çok yıpratılıyor,mağdur oluyor.Antrenörlerimizin bize destek olması lazım.Çünkü bizde seyir ve seyirci kültürü çok zayıf.Hakemliğe ilk başlayanlar takriben otuz maçta yardımcı hakem olarak yer alır sonra da tek hakemli maçlara atanırlar.Ama yeri geliyor bu kadar tecrübe bile yeterli olmuyor.
Tek hakemli maçlarda en büyük problemler ofsayt ile taçlarda topun çizginin tamamını geçip geçmediğidir.Gerçekten bu konularda yardım çok gerekiyor.Herkesin tribünden göreceği ofsayt pozisyonlarını değerlendiriyoruz.Hakem olarak daha adaletli nasıl ofsayt tespiti yapabiliriz dersek,çok net olmadıkça vermemeye çalışıyoruz.Ya da yüzde elli şansımızı kullanıyoruz bazı pozisyonlarda.''

Tek hakemli yönetimlerin devam etmesini isteyen hakemlerimiz de yok değil. "Benim için iyi,tam saha koşuyorum, diyagonal çalışıyorum.Bu maçlar hakemin sezilerini geliştirir,onun için tek hakem ile yönetilen maçlar hakemin bir çok gelişiminde yardımcı olur" diyen bir azınlık da bulunmaktadır.

Atasözü ile başladığımız yazımıza yine bir atasözü ile son verelim:Görünen köy,kılavuz istemez.

ARİF DOĞAN

PAYLAŞ

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus