03 Aralık 2014 07:46

SABREDEN DERVİŞ HİKAYESİ


Önce şunda anlaşalım bi hele. Silivrispor takımı kadro itibariyle bir maçı 3-0 kaybedecek bir takım kesinlikle değildir. 



Ancak: perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!
Başkan Maraş maçında “ya Rasim çıkacak yada hepiniz gideceksiniz” dedi mi dedi ama o maçta bu lafını dinletemedi. 

Bayburt’ta emri vaki yaptı. Rasim ilk on birde yoktu. Bayburt maçı 3-0 oldu! Oyuncu kaleci hatalarıyla kaybediyorduk. Bu kez başkan kararıyla hükmen yenildik! Bayburt-Silivri maçının en kısa özeti budur.

Bundan sonra yapılması gereken bu işin böyle devam edip edemeyeceğini tartışmaktır.

Karizması çizilen kaleci antrenörü de otoritesi sıfırlanan teknik direktörde normal şartlarda böyle bir maçtan sonra başka otobüsle dönmesi gerekirdi. Artık bekleyip göreceğiz.

Bazen takımın performansını arada bir de bazı oyuncuları esprili bir şekilde eleştirdiğimiz olmuştur ancak. Çoğunlukla problemin saha içinde değil, saha dışında olduğunu anlatmaya çalıştım durdum. Kimi kızdı, kimi darıldı ama gelinen nokta ortada.

Kaleci Rasim yokken de sonuç değişmiyorsa sezon başı ittifak kuran üç kafadara sormak lazım.

Sıradaki kim?
Sorumluluk kimin?
Kontrol kimde?
Önümüzdeki hafta kim oynayacak?
Kadroyu kim yazacak?
Taktiği kim anlatacak?
Takım kime inanacak?
Nasıl güvenecek?
Başkan herkese ayar veriyor ama bu böyle gitmez. Resmi basın açıklamasıyla da düzelmez.

Samimi ortamlarda yöneticiler, hocalar bile “geçen yılı mumla arıyoruz” diyorlar. Açık, samimi, dürüst, tutarlı olup gereğini yapmak lazım.

Gerçekten bu kulübe kimse destek olmuyorsa, para vermiyorsa, ödemeler bu yüzden aksıyorsa, kutsal ittifak bozulmuşsa bırakın gidin be abi. Daha neyi bekliyorsunuz?

Geçen sezon canlı yayınlara röportajlara çıkıyordunuz, bu sezon yerel basının karşısına çıkamıyorsunuz. Basın açıklamalarını bile mail yoluşla servis ediyorsunuz.
Neden acaba?

YAZI: ENGİN AKIN

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus