15 Aralık 2011 03:13

Riva Kulübü Başkanı Dr. Mahmut Akyıldız, Riva’yı, Rize’ye benzetti…


Geçtiğimiz günlerde yapılan Riva Spor Kulübü kongresinde yeniden başkanlığa seçilen  Kalp Cerrahı Dr. Mahmut Akyıldız, oldukça başarılı bir isim. Kalp cerrahı Dr. Mahmut Akyıldız, işten arta kalan zamanlarını İstanbul Riva’daki çiftlik evinde geçirip yurtdışından ithal ettiği keçilerini otlatıyor. Akyıldız, doğal yaşamı kendine adeta ilke edinmiş. İşte, Riva’dan çok ilginç bir hekim hikâyesi…


Riva’nın cerrah çobanı!
İstanbul’un Karadeniz kıyılarına bakan şirin sahil kasabası Riva, şehrin kalabalık ve stresinden kaçmak isteyenler için cazip alternatiflerden. Eskinin küçük balıkçı köyü, son dönemde büyük ilgi görüyor. Nüfus hızla artarken çevredeki arazilerde inşaatlar sürüyor. İstanbul’da yaşayıp Karadeniz havası almak isteyenler için en kestirme yol Riva’dan geçiyor. Kalp cerrahı Dr. Mahmut Akyıldız’ın evi de Riva Plajı’nın hemen arkasındaki tepede. Ev derken büyükçe bir çiftlikten söz ediyoruz aslında. Keçilerin, tavukların, köpeklerin yaşadığı, geniş bir sebze bahçesinin bulunduğu ev, doğal yaşam parkını andırıyor. Çocukluğu Rize’nin Çayeli ilçesinin Çataldere köyünde geçen Mahmut Bey, köyündeki hayatını Riva’da tekrar kurmuş. Artık bütün temel gıdalarını kendi üretiyor ve tamamen köy tarzı besleniyor.
Eli sadece neşter tutmuyor
22 yıllık kalp ve damar cerrahisi uzmanı Dr. Mahmut Akyıldız’ın (47) eli sadece neşter ve kateter tutmuyor. İstanbul, Riva’da kurduğu doğal yaşam üssünde kah çobanlık yaparak keçilerini meraya götürüyor kah kazması ve küreğiyle toprağa tohum atıp fide ekiyor. Çocuklarını daha doğal bir ortamda yetiştirmenin temellerini atıyor.

Riva’yı, Rize’ye benzetti…
Aslen Rize Çayelili olan Mahmut Akyıldız’ın İstanbul’un hemen yakınındaki Riva köyüne ilgisi tesadüf değil. İstanbul’da oturduğu ve doktorluk yaptığı halde aile dostlarının yaşadığı bu köye sık, sık giden Akyıldız, daha 25 yıl önce buraya yerleşmeyi kafaya koymuştu. İstanbul’dan Karadeniz’e açılan ilk koyda bulunan Riva, denizi, deresi, ormanı, insanıyla memleketine çok benziyordu. Bir hayali de Karadeniz’e hakim sarp kayalıklar üzerindeki, 1963 yapımı evi satın almaktı. Uzun yıllar sonra o evin satılığa çıktığını duydu. Yeni evlendiği meslektaşı ve eşi Şenay Akyıldız’ı da hayaline ortak etti. Önce düğünde takılmış altınları bozdurdular, üstünü de borçlandılar. İstanbul’da kiralık bir dairede oturuyorlardı ama bunu dert etmediler ve Riva’daki evi böylece satın aldılar. Hayallerinden birini gerçekleştirmişti Mahmut Akyıldız. Konumu nedeniyle evde büyük değişiklikler yapamadı. Ama komşu arsaları birer birer satın aldı. Eve ödediğinden fazlasını çevresindeki bahçeyi düzenlemek için harcadı. Kayalıkların üzerine yaklaşık 100 kamyon toprak taşıtıp araziyi düzleştirdi. Üzerine gübre döktürdü ve bir dönümlük bahçesini oluşturdu. Akyıldız yılın altı ayını Riva’daki evinde geçiriyor. Ona yardımcı bir bahçıvanı var ama tercihi mümkünse her işi kendi başına yapmak. Mevsimine göre hangi sebzelerin ekileceğini, hangi ağaç fidelerini getireceklerini planlıyor. Kazıyor, çapalıyor, suluyor. Keçilerini, koyunlarını alıp meraya otlatmaya götürüyor. “Haftanın beş günü ameliyathanedeyim. Günde ortalama iki kalp ve damar ameliyatı yapıyorum. İşimizin sorumluluğu çok fazla. Her ameliyatımı, teknik direktörün kazanmak zorunda olduğu büyük bir maç gibi düşünüyorum. Ama Riva, denizin, derenin, yeşilin bir araya geldiği bir köy. Toprakla ve hayvanlarla kendime terapi yapıyorum. Denizle, balıkla, yıldızlarla konuşuyorum. İşimin dışındaki bütün zamanım burada geçiyor. Yaptıklarımdan büyük bir keyif alıyorum. İstanbul’a yakın bir yerde köy hayatını yaşayabiliyoruz.”

Çocukları toprakla haşır neşir oluyor
Son yüzyılda ortaya çıkan veya yaygınlaşan hemen tüm hastalıkların temelinde sağlıksız beslenme, stres ve hareketsiz yaşamın bulunduğunu söyleyen Akyıldız, bahçesinde mevsimine göre her türlü sebzeyi yetiştiriyor. Asla kimyasal ilaç ve gübre kullanmıyor. Akyıldız hayvanlarını da doğal yemlerle besliyor. Piyasada satılan, kimyasal destekli süt veya yumurta yemlerini kullanmıyor. Keçi ve koyunlarını merada, tavuk ve horozlarını bulgur, mısır, buğdayla besliyor. Akyıldız, Riva’nın kendisine sağlıksız koşullarla baş etmek imkanı sunduğunu anlatıyor: “Önceleri sütü köyden alırdım. Ama sonra kendim üretmeye başladım. Önce koyun aldım. Sonra keçi. Keçi sütü çok özel ve kıymetli bir kaynak. Her bir keçim günde 5 litre kadar süt veriyor. Sütten yoğurt, peynir, çökelek üretiyoruz. Buradan elde ettiğimiz süt, yumurta ve sebzeler bize fazlasıyla yetiyor. Hatta eşe, dosta da dağıtıyoruz. Derdim sadece ailemi sağlıklı beslemek değil. Çocuklarımın hayvan sevgisini öğrenmesi, toprakla haşır neşir olmasını da istiyorum. Bunu da başardım galiba...”

Bizim için artık çok geç ama çocukları kurtarmaya çalışıyoruz
Kalp ve damar hastalıkları sıklığı ve bu nedenle yaşamını kaybedenlerin sayısı giderek artıyor. By-pass’lar başladığında ameliyat ortalaması 50 yaş ve üzeriydi. Ameliyat ettiğimiz hastaların yaş ortalaması giderek düşüyor. Erken ölümler oluyor. Hiçbir şikayeti olmayanlar, top sahasında aniden ölebiliyor. Doğadan ve doğal beslenmekten uzaklaşmak önemli faktör. Yağlar suçlanıyor ama esas suçlu rafine edilmiş gıdalar. Bir araştırmaya göre son 100 yılda yağ tüketiminde önemli bir değişiklik yok. Ama rafine edilmiş şeker tüketimi yılda 4 kilogramdan 80 kilograma çıkmış. Un tüketimi kişi başına 60 kilogramdan 80 kilograma yükselmiş. Buna bağlı olarak kalp ve damar, diyabet, kanser hastalıklarındaki artış da yüzde 300. Doğaya, toprağa, özümüze dönmenin zamanı. Belki benim için geç ama çocuklarımın önünü açmak istiyorum.”

Köyün çocukları için kulüp kurdu
Rivalı çocuk ve gençler için Riva Spor Kulübü’nü kurdu ve başkanlığını üstlendi. 3-4 yıllık bir uğraştan sonra 22 dönümlük bir arazinin kulübe tahsis edilmesini sağladı. “Tek başına duvarların arkasında mutlu olmam önemli değil. Riva’da oturan, ekonomik durumu iyi kişilerle görüşmeler yaptım. Gençleri kahve köşelerinden kurtarmanın, kötü alışkanlıklardan korumanın en iyi yolu spor. Bu sayede çocukları yeşil sahalara çektik. Futbolla başladık sonra basketbol, voleybol sahası yaptık. Sırada tenis kortu var. Su sporları için civar köylerle görüşüyoruz. Amacımız, fiziksel, zihinsel, ruhsal olarak sağlıklı insanlar yetiştirmek” diyor.

Dr. Mahmut Akyıldız kimdir?
02/02/1964 Rize, Çataldere’de doğdu. Çataldere İlkokulunu bitirdi. Orta Öğrenimini parasız yatılı olarak İstanbul Kabataş Erkek Lisesi’nde tamamladı. 1987'de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Çankırı Kurşunlu Sağlık Merkezi'nde mecburi hizmetini tamamladıktan sonra askerlik görevini, Tuzla Piyade Okulunda Kamp Doktoru olarak yaptı.1991 yılında Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Hastanesi'nde eski Başhekim Doç.Dr. Besim Yiğiter’in ekibinde Kalp ve Damar Cerrahi Asistanı olarak göreve başladı. 5 yıl Asistan, 3 yıl Başasistan olarak görev yaptıktan sonra, Doç. Dr. Besim Yiğiter Direktörlüğünde Özel İsviçre Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümünü kurdular. Bu Hastanede çalışırken bir dönem Cleveland Klinik ve Texas Heart Kalp Merkezinde gözlemci Hekim olarak bulundu. 5 yıl Özel İsviçre Hastanesi'nde, 6 yıl T.C. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştı. Halen Medical Park Özel Göztepe Hastane Kompleksi'nde çalışmakta olup bugüne kadar yaklaşık 10.000 'den fazla Kalp Ameliyatına girmiş, bunun 5.000’den fazlasını bizzat kendisi yapmıştır. Özellikle Koroner Bypass, Çalışan Kalp’te Bypass ve Kapak Cerrahisi konusunda üst düzey bilgi ve deneyime sahiptir. 2001 yılı Şubat ayında Kardiyolog Dr. Şenay Bank ile evlendi. 1 kız ve 1 erkek çocuk babasıdır.

Bu akşam Kanaltürk’de
Riva Spor Kulübü Başkanı Dr. Mahmut Akyıldız, bu akşam Mehmet Aydın’ın sunduğu ekranların en özgün ve en cesur haber tartışma programı olan “Neşter” de, “Kolesterol nedir? Kolesterol ilaçları gerekli mi yoksa bu ilaçları yıllardır boşuna mı içtik?” gibi sorular hakkında açıklamalar yapacak.

Dost Beykoz Sitesi



DERLEYEN: BURAK KURTULUŞ

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus