07 Kasım 2012 03:06

Özgür İpçi: Tekmenin acısını bilen Hakemler daha başarılı olur!


Özgür İpçi, Hakem camiasında 25. yılını doldurmuş bir isim. 2 yıl önce Edirne’den ikinci oğlunun öğrenim durumu nedeni ile geldiği İstanbul’da Hakem Gözlemciliği yapıyor. İki oğlundan ilki olan Özben İpçi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu ve Bölgesel Yardımcı Hakem olarak görev yapıyor, ikinci oğlu Özden İpçi ise ağabeyinin yolunda ilerliyor ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3.sınıf öğrencisi. Özden de İstanbul’da İl Hakemliği yapıyor. Özgür İpçi Hocamız ile Büyükderespor-Topçular maçında önce kısa bir söyleşi yaptık, maç sonunda Büyükderespor kaptanı Evren’in elini öptüğü İpçi’nin Hakemlik ile ilgili tespitleri haberin devamındadır.


Özgür İpçi, İş ve İşçi Bulma Kurumu’ndan emekli (İŞ-KUR). Görevli olduğu maçlarda Hakemlere olan yardımcı ve uyumlu diyalogları ile kendisini kısa sürede sevdirmiş bir isim. Edirne’de iken oğlu ile birlikte aynı maçta görev almış ve bunu unutamadığını söylüyor Özgür Hocamız. ‘O maçta oğlunuz nasıl bir Yardımcı Hakemlik yaptı?’ diye soruyoruz ve ‘Gözlemci iyi not verdiğine göre iyi demektir’ ancak ben de Babası olarak gurur duydum diyor…

İstanbul Hakemleri iyi
Özgür İpçi bir tespitte bulunuyor: İstanbul’da çok iyi Hakemler var. Bunun en büyük nedeni ise bu ildeki maç sayısının fazla olmasıdır. Edirne’de bir haftada 13 maç oynanır, İstanbul’da 750 maç. Her maç ayrı bir tecrübedir Hakem için. Mesela ben kendimden örnek vereyim, 2 yıl önce Edirne’de Gözlemci olarak 17 maça çıktım, geçtiğimiz İstanbul’da bu sayı 60’ın üzerindeydi. İstanbul Hakemleri gerçekten çok iyi ve çok genç olmalarına rağmen önemli bir tecrübeye sahip olmuşlar. İlk geldiğimde genç bir Hakemin maçına gittim, içimden sürekli acaba nasıl maç yönetecek diye geçiyordu, ‘tek kelime ile bayıldım Hakemliğine…’


U15 ve U17 maçlarında Gözlemci olmalı
Türkiye’de mevcut sistemde Büyükler kategorisindeki maçlara Hakem Gözlemcisi veriliyor. Bazen de U19 Liginde Gözlemci gönderiliyor. Halbuki U15 ve U17 maçlarında da Gözlemci olmalı, Hakem hiçbir zaman sahada tek başına bırakılmamalı… Kendisini bir izleyen muhakkak olmalı. Bu hem Hakem hem de Kulüpler açısından daha iyi olurdu. Hakemlerin gelişmesi için Gözlemci notları çok mühimdir, öyleyse her maça Gözlemci olmalı. Başarı istiyorsak bu böyle olmalıdır. Ben, maçım saat 14’de ise, 11’de Statta olurum, önceki maçları izlerim, Hakemleri izlerim, olumlu yönlerini söyler, hatalarında doğrusunu söylemeye çalışırım. Benim Hakem Gözlemciliği anlayışım budur.

Futboldan gelen Hakemler daha başarılı
Ben de futbol oynadım ve Hakemlikte bunun avantajlarını yaşadım. Mesela Cüneyt Çakır iyi bir futbolcudur. Fırat Aydınus’da öyle. Edirne’li Özgür Yankaya Hakem olmasa Süper Ligde futbol oynayacak seviyede bir isim olurdu. Mete Kalkavan, Serkan Çınar, Süleyman Abay, Volkan Bayarslan ve aklıma gelmeyen birçok Hakem çok iyi futbol oynuyor. Zaten bazıları Profesyonel olarak da oynadı diye biliyorum. Futboldan gelen Hakemler daha başarılı olur. Hakemlik yapan kişi soyunma odasının havasını bilecek, Bengay’ın kokusunu bilecek, tekmenin acısını da bilen Hakem daha iyi maç yönetir ve sahada daha doğru kararlar verir.

Bütün Hakemler evladımdır
Edirne’de herkes beni ‘Baba Özgür’ olarak bilir. Tüm Hakemleri evladım gibi görürüm. İyi bir Hakem izlerken çok mutlu olurum. Eksik yönleri varsa da mutlaka söylerim. Torunum olursa da Hakem olmasını çok isterim. Bu şerefli ve onurlu mesleği nesilden, nesil’e taşımamız lazım. Hakemlik fedakarlık ister, özveri ister. Hakemlik zor iştir ama keyifli bir meslektir. Eskiden çamur sahalardan geçemezdik, şimdi sahaların ve tesislerin durumu iyi. Bu durum Kulüplerin olduğu kadar Hakemlerin de lehine. Buradan tüm Hakemlere başarılar diliyorum ve bu zor ve şerefli mesleği seçtikleri için hepsine teşekkür ediyor ve Hakem şansı diliyorum.


HABER: BURAK KURTULUŞ
TFF

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus