26 Aralık 2011 06:37

Draco Malfoy yazıyor: Sevinmeyi bilmemek



Dünyada yapılacak en salakça şeylerden biri, maçtan mağlup olmuş futbolculara “Koyduk mu” muhabbeti yapmaktır. Vallahi kimse kusura bakmasın, o futbolcu size vurursa da hak edersiniz. Son haftalarda sahalarda yaşanan olaylar da genelde sevinmeyi bilmememiz üzerine çıkıyor. Bu yazı da işte bu konu üzerine. Mecidiyeköyspor-Güngörenspor ve Zeytinburnu Hürriyetspor-Rumeli Kavağıspor maçlarını iyi incelemeli...


Bu hafta iki maçta büyük olaylar çıktı. Biri Zeytinburnu Hürriyetspor-Rumeli Kavağıspor, diğeri Mecidiyeköyspor-Güngörenspor maçında. Yerel Futbol iki maçta da vardı.

Seyrantepe’de oynanan Mecidiyeköyspor-Güngörenspor maçını Erhan Harput dakika dakika videoya kaydetmiş, iyi de yapmış, her şey net. Maçı 1-0 kaybeden Güngörensporlular hakemin etrafını sarmış, tribünde “Şampiyon Kağıthane” sesleri. Haftayı maç yapmayan geçen Kağıthanespor’un yöneticileri ve futbolcuları da, gayet doğal olarak, bu maçı izlemişler. Doğal olmayan şey böyle kendilerinden geçmeleri.

Görüntülere bakıyorum, Güngörenliler hakemle uğraşırken, Mecidiyeköysporlu futbolcular sevinçle sıçrıyor, galibiyeti kutluyor ancak ses “Şampiyon Kağıthanespor…” Mecidiyeköysporlu futbolculara da acıdım. Tribünde Kağıthane diye bağıranlar Mecidiyeköylülere de biraz ayıp ettiler, bari adamlar sahadan çıkana kadar Mecidiyeköy diye bağırın!

Neyse, insan sevinecek elbette, en doğal hakkı. Ancak bir bakıyorum “Şampiyon Kağıthane” tezahüratı, “S….miş Güngören’e” dönüyor. Israrla devam eden tezahürat sonrası Güngörensporlu bir yönetici hışımla tribünlere yönelerek “Adam mısınız siz?” diyor. Yönetici güçlükle sakinleştirilirken, bu kez futbolcular tribüne yöneliyor, tribünden sahaya yabancı maddeler yağıyor.

Kağıthanesporlular bu galibiyete istedikleri kadar sevinebilirler ancak bence bunu belli bir adap içinde yapmalılar. O şekil bir sevinç hiç şık değil. Türkiye’nin her yerinde takımlar rakiplerinin maçlarını izlemeye gider ancak ben Kağıthanesporlularınki gibi bir ‘şov’u ilk kez gördüm! Güngörensporluların çileden çıkmasını gayet iyi anlayabiliyorum. Hocalar yeteneksiz olduğumu anlayana kadar 3 sene lisanslı olarak futbol oynadım, bize de yapıldı, biz de karşılık verdik.

Kağıthanesporlula aslında burada Türkiye’nin bir resmi… Televizyon başında maç izlerken bile yanınızdaki insan tuttuğu takım sizin takımınıza gol attığı zaman “Koyduuuukkkk” yapıyor. Kaç kere derbilerde kahvehanelerde kavga haberi okuduk bu nedenle. Kağıthanesporlular maçı bitirseler, Güngörenliler sahadan çıktıktan sonra sevinseler yahut stat dışını bekleseler olmaz mıydı? Olmazdı. Şimdi Kağıthane ve Güngören maçlarındaki olayları mazeret gösteren çıkacaktır. İki takımın arasındaki maçlarda çıkan olaylar bu karşılaşmaya mazeret olamaz.
İşin ilginç bir tarafı da Mecidiyeköyspor belki bu maç nedeniyle ceza alacak (Çünkü sahada Güngörensporlular taş yağmuruna tutuldu) ve bunun nedeni Kağıthanesporlular olacak.

Hürriyet-Rumeli Kavak maçındaki olaylar
Zeytinburnu Hürriyetspor-Rumeli Kavağıspor maçındaki olaylar daha bir ilginç. Maçı izleyen Efkan dün gece bana olayları anlattı. Tüm olay, Rumeli Kavak’tan bir futbolcunun ‘Koyduk mu’ muhabbeti yapması üzerine çıkmış hesapta. Elbette orada ne oldu bitti bilemem ancak tecrübelerime dayanarak söylüyorum, bunların çoğu hikayedir. Orada kavga edenlerin çoğunun arkadaşlarının gazıyla olaya girdiğine adım gibi eminim. Biri çıkıp “Bize küfür etti” der, diğerleri de “Bize küfür etmiş” diye dalar. Futbolcu psikolojisi bu, yenilgi de var, suçlamıyorum kimseyi. Ancak olayların büyümesinin nedeni konuk takım taraftarlarının, boyunlarını büküp soyunma odalarına doğru giden Hürriyetsporlu futbolculara laf atması, daha doğrusu küfür etmesi. Film orada kopuyor zaten.

Okul takımları projesi iflas etti
Fatih Vatan Lisesi-Topkapıspor maçı haberini ve sonrasını hayretle okudum. Kimse bahsetmemiş ancak bu iki takımın ligin ilk yarısında oynadıkları maçta da olaylar çıkmıştı (Hatta Yerel Futbol’da haberi var). Tahminimce ikinci maçta yaşananlar ilk maçın bir devamı. Karşılıklı açıklamalarda Topkapıspor’u daha agresif gördüm. Olaylar konusunda haklı olabilirler ancak açıklamalarında olayı bireysel boyuta indirmelerini şık bulmadığımı belirtmem gerek.

Benim dikkatimi çeken bir diğer konu da bu ‘okul’ takımlarının agresif tavırları. Vatan Lisesi ligden çekilmeye gidecek kadar olaylara karıştı. Keza Nilüfer Gökay İlköğretim Okulu Spor Kulübü de (Bu NGSK kısaltmasını kim bulsuysa bin yaşasın) ciddi olaylara karışıp ceza aldıktan sonra ligden çekildi… Anafen Koleji zaten bu sezon liglerde yok. Okul kulübü projesi bence iflas etmiştir.

İl Temsilciliği... Sizi unutur muyum hiç...
Futbol İl Temsilciliği’ne laf atmadan yazı olur mu? Olmaz tabii. Her türlü icraatine karşın nüktedanlığı ve renkli kişiliği nedeniyle büyük sempati duyduğumuz İl Başkanımız Sayın Yemen Ekşioğlu geçenlerde, Beşiktaş muhabiri kankalarından Orhan Yıldırım için il temsilciliğinin internet sitesinde geçmiş olsun mesajı yayınlamış. İşi kulpuna uydurmak için de Yıldırım’ın çalıştığı (Ne enteresandır ki Ekşioğlu’nun da yazı yazdığı) Fanatik gazetesi il temsilciliğinin sponsoru yapılmış. Nasıl bir sponsorluk cidden merak ediyorum, Fanatik amatör futbol haberi bile vermiyor (Allah için eskiden veriyordu, hatta Tuborg sponsordu, ayın sporcusu falan seçilip ödül veriliyordu. Yiğini öldür hakkını yeme, Yemen Ekşioğlu o dönem amatörler için sağlam iş çıkardı). Efkan da vaktiyle Yerel Futbol’a sponsor diye ‘Kayar Güreş Yağları’ diye sponsor firma ismi sallamıştı, İl Temsilciliği de o hesap. Fanatik… sponsor… Tabii.

Başkan yardımcımız İsmail Er
Bir de yeni İstanbul İl Başkan Yardımcımız sayın İsmail Er’i tebrik etmek istiyorum. Geçen gördüm sitede. Bilirsiniz kendisi Hürriyet gazetesinin Beşiktaş muhabiridir, haliyle Yemen Ekşioğlu’nun yakın arkadaşı. Ne güzel ki bu iki dostun yolu İl Temsilciliği’nde de kesişmiş. Amatör futbolumuza hayırlı olsun!

YAZI: DRACO MALFOY
Takma ismin arkasına saklanan ezik kişilik

Yazılarımla ilgili memnuniyetinizi dostlarınıza, şikayetlerinizi kendinize saklayın.

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus