07 Aralık 2008 02:07

Köşe: Hakemlerimize sahip çıkalım



YAZI: ORHAN BUDAK
Bugün hangi bir spor müsabakasına gitsek müsabaka içersinde ve sonrasında ekseriyetle bir tek suçlu buluruz: Hakem. Bu hakemlerde ne var bende bir türlü anlayamadım ! Onlar olmadan hiçbir müsabaka oynanmaz,onlar olmadan zaten spor olmaz. Genellikle hakemlerimizin hemen hemen hepsi diyelim tahsilli ve okumuş üniversite mezunu ve mevki sahibi olan kişiler. Amatör maçlarda almış oldukları para desem masraflarını karşılamıyor ama bu genç insanlar gene de yol demiyorlar, olumsuz hava koşulları demiyorlar, olumsuz saha ve soyunma odalarına rağmen o tesislerde görevlerini yapmaya çalışıyorlar.
Kendilerine ikram edilecek olan çayın bile yarın karşılarına bir sorun olarak geleceğini bildiklerinden ihtiyaçları olan suyu bile istemeye çekinmeleri bu yüzdendir.
Tesis diye övünülen yerlerde milletimizin sembolü olan al bayrağmızı göremediğimiz, bayrak direklerini gördüğümüz halde oraya bayrak çekemeyen yöneticilerden ne bekliyoruz? Hakemlerimiz görev yaparken çoğu kez bizler bile nelere şahit olmaktayız. Hakemlerimiz gazeteciler gibi dostu olmayan bir toplum, bir cemiyet. Kültür desen onlarda, spor zevki, ahlakı desen onlarda, meslek aşkı ve ideal onlarda.

Korku nedir bilmeyen bu görev insanlarına hayran kalmamak onları sevmemek ve saygı duymamak için sebep aramaya gerek yok.
İstanbul genelinde 400’e yakın hakem ve hakem gözlemcisi görev yapmakta. Yüksek okul, Üniversite mezunu olan bu insanların çantalarında her zaman en az iki çeşit hakem elbisesi bulunmaktadır. Kendileri amatör hevesli oldukları için il hakemleri bu giyecek masraflarını kendileri karşılamaktadır. Almış oldukları ücretler ise kendilerinin masraflarını bile karşılayacak durumda değil. İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna göreve giderler. Bizler ekseriya ne yapmaktayız onlara yüklenmekten başka? Hiçbir şey. Kuralları ve oyunu onlar kadar yakından takip edemediğimiz halde hakemleri tenkit etmekteyiz. Sağlık koşullarının yanında emniyet tedbirlerinin yetersiz olduğu maçları bile yöneten bu değerli görev adamlarına hep haksızlık etmekteyiz. Sporun bir temaşa oyunu olduğunu unutarak yüklendikçe yüklenilmekte.



Ben hakemlere şaşıyorum yeri geldimi takımın yöneticisi ,antrenörü,sporcusu hatta başkanının bile “yeter” deyip kaçtıkları bu ortamda onlar ömürlerinin sununa kadar devam ediyorlar. Kendilerini kutlarım. Onlar sporun ve sporcunun dostları olarak hizmet verirlerken yeri geldimi bir şevketli anne, baba gibi sporcusunu kollamakta, merhamet kanatları açarak “sağlık önde gelir” demekteler. Kısacası spor müsabakalarında her zaman hamiyet, sevgi, bilgi ve sporcunu kucaklayan bir insan var sahalarda .
Onlara sahip çıkmak onlara gereken sevgi ve ilgiyi göstermek bizlerin görevidir. Onlar bu sevgi ve saygıyı her zaman hak etmekteler. Görüyorum ki her lig maçında ilk hedef hakemlerimiz olmakta. Bizler bu yanlıştan dönmeliyiz, kendilerine her zaman saygımızı göstererek onlara maddi olarak veremediğimizi bari manevi olarak vermeliyiz.

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus