18 Aralık 2008 03:16

Köşe: Emre'nin penceresinden



Daha önce Draco Malfoy takma adıyla yazan T. Emre Kıspetçioğlu, yeniden aramızda...

-----

Geçenlerde Efkan bana, “Sen, bu amatör camianın Hıncal Uluç’u olabilirsin aslında” dedi. “Niye?” diye sordum, “Çünkü herkes senden ve yazdıklarından nefret ediyor” dedi.

Bizim Efkan naif çocuk, kimseyle arasını bozmamaya çalışır, sitede çıkan bir haberden rahatsızlık duyduğunu dile getiren olduğunda olabildiğince yardımcı olur. Bense hiç öyle olmadım. Efkan’ın yaptığı kötü demiyorum, ancak bence reklamın iyisi kötüsü olmaz. Her neyse, Efkan’ın ricasıyla tekrar yazmaya başladım, bakalım cidden Hıncal Uluç’muymuşuz!

Bizim penceremizden geçen hafta şöyle:


Birinci Amatör Küme biterken
Bu sezon 1. Amatör’de oldukça sürpriz takımlar Süper Amatör’e yükseldi. Süper Amatör’den düşüp hemen çıkabilen tek takım Esenler Kentyıldızspor oldu, kendilerini tebrik ediyorum. Seneye Süper Amatör’de çok ilginç takımlar izleyeceğiz, performanslarını merakla bekliyorum.
Şunu da belirtmem gerek, her ne kadar Süper Amatör’de değişik takımlar izleyecek bile olsak 30 takımın birden yükselecek olması bana doğru gelmiyor. Sekizli gruplardan çıkmak son derece kolay. Birçok vasat ekip Süper Amatör’de yer alacak ve bu da ligin kalitesini düşürecek.

Bayrampaşaspor gerçeği
Süper Amatör'de ilk yarıyı geride bıraktık... Biliyorsunuz sezon başında tahminler yapmıştık. Onların tutup tutmayacağını görmek için henüz erken, ancak 1 konuda yanıldığımız kesin: Bayrampaşaspor. Geçen sezon terfilere ilk turda veda ettikten sonra idari anlamda sorunlar yaşayan, bu sezon ekonomik problemi çok olan Yeşil-Kırmızılılar'ı düşme adayı olarak göstermiştik. Ancak biz yanıldığımızı kabul etmesini de biliriz. Daha önce Anadolu Üsküdar'ı çalıştıran genç teknik adam Murat Şenvardar'ın öğrencileri şu andan en yakın takipçilerine 10 puan fark atmış durumda. 5. Grup'ta bulunmaları büyük şans aslında. Tuzlaspor ve Silivrispor'un kendi kendilerini sabote edebileceğini düşünmemiştim ama bir gerçek var, Bayrampaşa bileğinin hakkıyla zirvede.

Bahçelievler futbolunun çöküşü
Bahçelievler, Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biri ancak amatör futbolda halleri içler acısı. İlçenin 3 takımı (Bahçelievlerspor, Olimpikspor ve Şirinevlerspor) 2. Amatör Küme’ye düştü. Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu spora elinden geldiğince destek olmaya çalışıyor. Örneğin spor salonları açıldı. Ayrıca her yıl Efkan’la takip ettiğimiz Kocasinan Yağlı Güreşleri, Türkiye’nin en büyük organizasyonlarından. Ancak ilçede amatör maçların yapılabileceği doğru dürüst bir çim saha yok. Amatör futbol sanki ikinci plana atılmış. Kocasinan Stadı’nın, Bahçelievler Stadı’nın durumu belli... İl Özel İdare Stadı’nda maç yapmak her takımın haddine değil zaten! Böyle olunca başarısızlık da geliyor haliyle.

Beylikdüzüspor ve Şenol Demir
Şenol hocanın önderliğindeki Beylikdüzüspor’un çıkışını büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Şenol hoca için “Hep paralı büyük takımlarda çalıştı, başarılı oldu, kolaysa başka takımda başarılı olsun” deniyordu. Buyurun size başarı! Beylikdüzüspor’un durumu belli. Futbolcular uzun süre paralarını alamadılar, hatta İstanbul Sinop maçından önce idmanlara çıkmadılar. Bu gibi durumlarda futbolcuları motive edebilmek önemlidir. Şenol hoca göreve geldikten sonra uzun vadeli bir plan yapıp, sistemini yavaş yavaş oturttu. Demir’in Beylikdüzüspor’una gol atmak artık çok zor. Biraz yatırımla bu takım büyük işler başarabilir ancak yaklaşan yerel seçimlerden kulüp nasıl etkilenecek, bekleyeceğiz.

Kaleci Eyüp
Otorite olduğumuz için eş-dost hep soruyor, “Şu Bahçelievler’in kalecisi Eyüp hakkında sen ne düşünüyorsun?” diye... Vallahi ben Eyüp’ü hiç izlemedim, kaleciliği hakkında yorum yapamayacağım. Ancak ona yapılan eleştirileri ağzım açık okuyorum. Bu nasıl bir nefrettir? Anladığım kadarıyla kulüpten sık sık haber geçiyor, takımı için bir şeyler yapmaya çabalıyor. Sevmiyorsanız okumayın geçin efendim! Sadece yendiği zaman haber geçen, yenildiğinde sesini çıkarmayanlar var. Oysa Eyüp, eğer en kritik Telsiz maçında yenildiklerinden sonra bile çıkıp açıklama yapabiliyorsa, helal olsun. Profesyonellik budur!

Reklam yapmak
Şu yorumlardaki 'reklam yapmak' olayına hastayım... Birinden bahsedilir, reklam olur. Biri haber gönderir, reklam yapılmış olur. Şimdi biz de bu yazımızda reklam yapmış olduk! Bu işler bu kadar basit değil. Amatör camia bir yerlere gelmek istiyorsa çekememezlik duygusunu bırakmalı.

A Gençler'in ilginç statüsü
Biliyorsunuz bu haftasonu A Gençler 1. Küme maçları başlıyor. 1990 ve sonrası doğan oyuncuların bu mücadelesinde ben bir Süper Amatör, 1. Amatör tadı alırım. Nitekim bu takımlardaki oyuncuların birçoğu A takımlarında da forma giyiyor.
Ama statü bana çok ilginç geldi. Gruplarda 20 takım birinci olarak çıkacak ama Türkiye Şampiyonası'nda İstanbul'u temsil edecek takım sayısı 12. Peki 20, 12'ye nasıl indirilecek?
Şöyle bie çözüm bulunmuş: 4 takım boş kura çekecek ve doğrudan Türkiye Şampiyonası vizesi alacak, kalan 16 eleme maçı yapacak 8'i daha vize alacak.

Ya kusura bakmayın da ben böyle saçma bir statü görmedim. 4 takım beleşten gruplara vize alıyor. Bu takımlar belki eleme oynasalar elenecekler. Koskoca İstanbul'u Türkiye Şampiyonası'nda temsil edecek takım böyle belirlenir mi? Lüften elinizi vicdanınıza koyun. Tamam saha, zaman sıkıntısı var ancak böyle bir statü kabul edilemez bence.
Bence 5'erli 4 grup yapılsın. Her grupta ilk 3 çıksın. Böylece gerçekten hakeden takım İstanbul'u Türkiye Şampiyonası'nda temsil eder.

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus