21 Eylül 2017 02:29

İstanbul Üniversitesi oyuncuları takımdan ayrıldı

İstanbul Üniversitesi oyuncuları 'buraya kadar' dedi.


Ulusal ve uluslararası alan birçok başarıya imza atan İstanbul Üniversitesi oyuncuları yaptıkları açıklama ile üniversite takımından ayrıldıklarını açıkladı.

Gülmeyi bilen çocuklar imzası taşıyan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

Biz “ Gülmeyi Bilen Çocuklar “ olarak yıllardır mücadele ettiğimiz Ulusal ve Uluslararası bütün turnuvalarda nice başarılar ve dereceler aldığımız, gittiğimiz her yerde gerek saha içi gerek saha dışında alnımızın akıyla ve hakkıyla temsil ettiğimiz İstanbul Üniversitesi Futbol ve Futsal Takımları’nı ne kadar üzücü de olsa bırakma kararı almış bulunmaktayız.

Hepimizin en güzel yıllarını, anılarını yaşadığı bu güzel ortamı bırakmayı tabi ki biz de istemezdik fakat yapılan yönetimsel hatalar bizi bu kararı almak zorunda bıraktı.
Bu takımın bu noktaya gelmesi kolay olmadı tabi ki...
Kimi işten izin alamayınca işini bıraktı turnuvaya geldi.
Kimi anlaştığı takımdan az para aldı ve bizimle turnuvaya geldi.
Kimi çalıştığı iş yerinden senelik izin kullanıp turnuvaya geldi.
Kimi sevgilisini, eşini, annesini, babasını bıraktı turnuvaya geldi.
Kimi de 40 günlük bebeği ile turnuvaya geldi.
Kimi kendi takım idmanından çıkıp bizim idmana geldi.
Kimi haftanın tek izin gününde gezmeyip, dinlenmeyip bizim idmana geldi.
Kimi de bu arkadaşlık ortamı için bütün toplu taşımaları kullanıp Tuzla’dan Avcılar’a idmana geldi.
Yani anlayacağınız bu takım buraya kolay gelmedi ...

Bu çocuklar;  kendi lig maçını oynayıp bizim Üniversite maçına yetişebilsin diye öğlen yemeğinde gofret yiyip takım arkadaşına uçak bileti aldılar. Öğlen yemeklerini yemekhanede yiyip, para arttırıp, arkadaşı Üniversite maçlarında oynayabilsin diye harç parasını ödediler.
Bazen de turnuvalarda yemekleri lüks yerlerde yiyip, para hesabını tutturamayıp, otele verecek para çıkışmayınca arkadaşının yazlığında 17 kişi kalıp yerlerde yattılar. Ertesi gün de maça çıktılar.

Kimi okulunu uzattı, kimi mezun olup Uzaktan Eğitim Fakültesi’ne kayıt yaptırdı tek arzuları  bu takımda oynayabilmekti.

12 senede birikenleri buraya yazmamız mümkün değil tabi.
Hepsi de bizim için çok keyifli zamanlardı ve hiç birini yaptığımız için pişman değiliz.
Başarının sadece iyi hoca ve oyuncularla gelmeyeceğinin farkındaydı bu çocuklar.Buralara çalışarak ve üst düzey arkadaşlıklarıyla, kardeşlikleriyle geldi bu çocuklar.Üst üste İstanbul’a gelmeden 3 turnuva oynayıp, kilometrelerce yol yapıp, evlerine döndükleri gece ertesi gün buluşmanın planlarını yaptı bu çocuklar.Çünkü onlar sadece takım arkadaşı değil, hayat arkadaşıydı ...

Peki siz ne yaptınız ?
Turnuva Antalya’da 5 yıldızlı oteldeyken yada yurt dışındayken bizle geldiniz.
Haftanın 1 günü işe gidip Cihan Özdemir Hoca’nın iki katı maaş alan personele bir şey demeyip Cihan Hoca’ya haftanın beş günü geleceksin dediniz.

TFF Futsal Ligi’ne bütün oyuncular Cihan Özdemir Hoca’nın takımına gittiği için katılamayan Burak Işıkay Hoca’yı görevden aldınız ve bu şartlarda bu organizasyona katılamayacaklarını size defalarca söylemesine rağmen Burak Hoca'nın görevine son verdiniz..TFF’ye çekilen “ Oyuncu sayımızın yetersizliğinden dolayı Futsal Ligi’ne katılamıyoruz “ yazısını kendi ellerinizle imzalamanıza rağmen hem de...

Yazının büyük bölümünde arkadaşlıktan, fedakarlıktan bahsettik.Bu çocuklar bir arada olduktan sonra başka yerlerde de gülerler.En kötü oturur, bir köşede ağlarlar.Ama onu da beraber yaparlar.
Saygılar
GÜLMEYİ BİLEN ÇOCUKLAR

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus