Şenol Demir ile çok özel...


SÖYLEŞİ-FOTOĞRAF: EFKAN BUCAK
Başarılarla geçen profesyonel futbol yaşantısının ardından yedek kulübesine teknik direktör olarak geçti... Tepecik Belediyespor’u 3. Lig’e çıkardı, Beylikdüzspor’u grup şampiyonu yaptı, Ümraniyespor’u 3. Lig’den düştüğünden bu yana ilk kez terfi maçlarında yarı finale taşımayı başardı... Şenol Demir’den bahsediyoruz... Başarılı teknik adam, Süper Amatör Küme’nin 6. haftasında elini taşın altına koyarak, gerek idari gerekse futbol anlamında çöküntü yaşayan Beylikdüzüspor’un başına geçti. Maddi sıkıntılara, futbolcuların idman boykotuna rağmen Demir’in Mavi-Beyazlılar’ı 3. Grup’ta büyük bir çıkışa geçti ve düşme hattından dördüncülüğe kadar çıktık.

Şenol hocayla Beylikdüzüspor’u ve amatör futbolu konuştuk.

Öncelikle bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz hocam. Beylikdüzüspor’dan başlayalım isterseniz. Takımın sahada aldığı sonuçlar belli ancak saha dışı bazı ekonomik konularda da takımınızdan haberler alıyoruz. Bize Beylikdüzüspor’daki son durum hakkında bilgi verebilir misiniz?

Çoğu kulüpte olduğu gibi bizde de maddi bir kriz olduğu gerçek ama sayın belediye başkanımız Vehbi Orakçı bu konunun üstünde hassasiyetle duruyor. Futbolcularda bir moral bozukluğu var. Sezon başı anlaştıkları peşinatlarını alamadılar ama dediğim gibi kulüpte bu paraları sağlamak için bir gayret var. Bununla birlikte futbolcu da çalışmalı, üstüne düşen görevleri yerine getirmeli. Ben idmana çıkmamalarını doğru bulmuyorum ama elbette ki futbolcunun hakkı neyse ödenmeli.
İstanbul Süper Amatör Küme’yi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sezon 3. Lig’e yükselebilecek nitelikte bir takım görüyor musunuz?

Hem futbolcu hem de takım olarak bu sezon Süper Amatör Küme’de kalite düştü. Takımlara gelince... Ben bir Ümraniyespor, bir Hadımköyspor’un yeri amatör değil, gerçekten iyi takımlar. Yıllarca profesyonel liglerde oynayan Ayazağaspor her ne kadar eski gücünde olmasa da onları da favori görüyorum. Bu üç takımdan bir veya ikisi bence bu sezon 3. Lig’e çıkar.

Son iki sezondur İstanbul’dan 3. Lig’e takım çıkamıyor. Siz 3. Lig’e yükselmenin gururunu yaşamış biri olarak bunu neye bağlıyorsunuz?
Kulüpler çok sabırsızlar. Büyük paralar harcayıp birçok futbolcu alıyorlar. Başarısız sonuç gelince tüm kadro dağıtılıyor, yeni oyuncular alıyor. Mesela şu anda Süper Amatör’de şampiyonluğa oynayan takımlara bakın, birçoğu yeni transfer. Ben 3. Lig’e yükselen Tepecik Belediyespor’un temellerini dört sezon önceden atmaya başlamıştım. Başarı hemen gelen bir şey değil. Çıkmayı hedefleyen takımlar birkaç yıllık plan yapmalı. Örneğin Ümraniyespor bunu yapmıştı, biraz daha sabırlı olsalardı şimdi 3. Lig’de olabilirlerdi.

Peki bu planlı çalışma neden yapılmıyor, neden uzun vadeli değil de kısa vadeli başarıların peşinden koşuluyor?

Aslında bunu sadece amatör değil tüm Türk futbolu için konuşmalıyız. Maalesef Türkiye’de en büyük sorun yeterli niteliklere sahip yöneticilerin olmaması. Verilen sözlerin tutulmamasının nedeni de yöneticiler. Kulüp yönetmesini bilmeyenler yönetici oluyorlar. Kulüp yönetmek, fabrika yönetmeye benzemez. Futbolcu-antrenör ilişkilerini iyi bilen, sporun içinden gelen yöneticilerin sayısı artmadığı sürece Trk futbolu yeterli ilerlemeyi sağlayamaz. Ancak bunun için de kulüplerin kendi ayakları üzerinde durması gerek. Bizim gibi belediye desteğiyle ayakta kalan kulüplerin sağlıklı bir yapılanmaya gitmesi çok zor. Belediyeden destek geldiği sürece varız, olmazsa sıradan bir kulüp oluruz.

Hocam, “Şenol Demir hep maddi durumu iyi olan kulüplerde çalıştı, ondan başarılı oldu” şeklinde söylemler duyuyoruz arada ancak sanırım Beylikdüzüspor’da bu önyargıyı kırdınız…

Ben bu görüşe katılmıyorum. Teknik direktörlük kariyerimde çalıştığım kulüplerden yalnızca Ümraniyespor’un gerçekten çok geniş imkanları vardı. Tepecik Belediyespor ve ilk dönem çalıştığım Beylikdüzüspor çok geniş bütçeli takımlar değildi. Tepecik’i çıkardığımız sezon çok az para harcadık, bunlar bilinen gerçekler, araştırıldığında gayet net görülür. O maddi imkanları kısıtlı kulüpte çalıştığımız 5 sezonda rekorlar kırdık, 2 sezon namağlup şampiyon olduk. Bunları görmemek haksızlık olur diye düşünüyorum.

Peki başarınızın sırrı nedir?
Futbolcularla diyalogum ve çok çalışmam. Benim futboldan başka işim yok. Sabah 8.00’den akşam 19.00’a kadar kulüpteyim ve takımımla ilgileniyorum. Yardımcı antrenörüm Hüseyin hocayla iyi bir ekip oluşturduğumuzu düşünüyorum.

Daha önce çalıştığınız camialar tarafından hala çok sevilen bir isimsiniz. Bu sevgiyi neye bağlıyorsunuz?

Taraftarlarla diyalog çok önemli. Ben de bu diyalogu iyi kurduğumu düşünüyorum. Eski çalıştığım kulüplerde taraftarların kendi aralarında veya bizimle herhangi bir sorunu olduğunda, bu sorunları içimizde hallederdik. Taraftarlar da bizim ekibimizin bir parçasıdır. Biz sahada, onlar tribünde başarı için çabalar. Taraftar bir kulüp için büyük güçtür. Bugün baktığınızda Tepecik Belediyespor, Feriköy, Ayazağa, Ümraniye taraftarıyla bütünleşmiş, gücünü onlardan alan kulüpler. Beylikdüzüspor’da bizim en büyük sıkıntılarımızdan biri yeterli taraftarımız olmaması. Oysa ilçe halkının destek vermesi gerekir. Taraftarsız futbolun tadı olmaz.

Son olarak; geçtiğimiz günlerde yönetimle görüşeceğiniz ve buna göre kulüpteki geleceğinize karar vereceğiniz söylendi. Son durum nedir bu konuda?

Kulüp Başkanımız Vehbi Orakçı ve Asbaşkanımız İbrahim Türkgenç’le bir görüşme yaptım. Şu anda takımımın başındayım. Futbolcularımla da özel görüşme yapacağım ve verilen sözlerin yerine getirileceğini söyleyeceğim. Kalacaksam gelecek sezonun takımını yapmak zorundayım. Bu takıma takviyeler yapılarak 3. Lig iddialı bir ekip kurulabilir.

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus