11 Aralık 2013 05:30

Ekşioğlu: Amatörlerin önü kapanmasın!


Her sözü çok konuşulan ve tartışılan, nüktedan kişiliği ile bilinen ve hayatını futbola adayan TFF İstanbul İl Başkanı Yemen Ekşioğlu bazı açıklamalarda bulundu.



Faal futbolculuğun ardından 1980 yılında Amatör Kulüplerde başladığı Yöneticilik görevinde çok önemli tecrübeler edinen, "duayen" diye anılan ve TFF Yönetim Kurulu Üyeliğinin yanı sıra Fanatik Gazetesinde köşe yazarlığı da yapan İstanbul futbolunun “bir numaralı ismi” yine her zamanki gibi dobra dobra konuştu.


İşte Sayın Ekşioğlu’nun satırbaşları
Benim amatörüme mani olmasınlar
Lige katılım belgesi verip çekilenler bir sene olmayacak
Ataşehir Çamoluk’a ayıp ettik
Her sahaya aylık 1.000 TL civarı sağlıkçı parası ödüyorum
Ben toprak sahayı tercih ederim
Burada (İl Başkanlığı) her türlü nemalanma olabilir
Kulüpler maçlarını videoya alsınlar
ASKF’ye ne kadar aday çıkarsa o kadar iyi
İl Başkanlığını bırakacağım
...Ve Orhan Saka'dan acı haber gelince Ekşioğlu daha fazla konuşamadı


“Benim derdim Amatörler”
Bazı sözlerim sanıyorum tam olarak anlaşılamamış. Şimdi ben tam olarak şunu anlatmak istiyorum; Profesyonel takımlar her zaman ön plana çıkıyor. Aileler de zaten çocuklarını imkanları dahilinde genellikle Profesyonel Kulüplere götürmek istiyorlar. Profesyonellerin her türlü imkanı var. Genç futbolcularına harçlık verenler var veya adını ne koyarsanız artık… Gündüzleri antrenman yapabiliyorlar. Profesyonellerin zaten Türkiye Şampiyonaları oluyor. Gençlik Gelişim Ligleri var. Ayrıca Elit Lig var. Bizim Amatörlerin istediği tek bir şey var, Türkiye Şampiyonasına gidip, hem oyuncularını daha iyi motive etmek, hem de oyuncularına bir nevi ödül imkanı sunmak. Bu şampiyonalar amatörler takımlar için de çok önemli. Birçok Profesyonel Kulübün Hocası geliyor maçları izlemeye. Hal böyle olunca, benim derdim şu: Profesyonel takımların alt yapıları gittikleri her turnuvada zaten ilk 3’e girebiliyorlar. Ben amatör takımlara da bu şansı vermek istiyorum. Hem madem bu amatör şampiyona, aldığım karar doğrultusunda Profesyonel takımları göndermeyeceğim. Onlar zaten kendi aralarında oynuyorlar. Ben aldığımız bunu kararı son derece sağlıklı buluyorum. Gelip benim amatörümle oynamasınlar. Gitsinler, Profesyonellerle oynasınlar. Benim derdim amatör takımların önü daha fazla açılsın. İşte birlikte izledik; U16 Türkiye şampiyonası final maçında, iki İstanbul temsilcisi Zeytinburnu Damlaspor ile Selimiyespor karşılaştılar. Adanaspor 4.oldu. O maçta dengeler eşit miydi? Evet, kesinlikle eşitti. Keyif almadık mı, hep birlikte aldık. Ben bunun derdindeyim.


“Belediyelere yazıyı lig sonunda vereceğim”
Kulüplere, Belediyelere şimdi “lige katılım” yazısını vermiyorum. Bazıları, Belediyelerden o parayı alabilmek için katılıyorlar sonra da benim ligimi iç ediyorlar. Yazı vermiyorum, sezon bitecek ondan sonra gelip benden yazı alacaklar. Ayrıca, katılım belgesi verip ligden çekilenleri, bir sezon lige almayacağım. Başka niyetler peşinde koşanları lige almayacağım, keyfi olarak katılmayanları almayacağım. Böyle olmaz, Belediyelerden para almak için bunu yapıyorlar. Sonra bazı gruplar 7’li bazı gruplar 9’lu diye bana kızıyorlar.


Eskiden kapıda salavatla beklerlerdi
Şimdi ben bazı insanların riyakarlıklarına kızıyorum. İstanbul’da 600 tane Kulüp var. İçinden bir tanesi çıkıp, “Yemen Ekşioğlu’nun kapısına gelip, kapıda 5 dakika bekledik” diyemezler. Herkesin derdini dinliyorum, herkesin derdine çare bulmaya çalışıyorum. Eskiden TFF İl Başkanlığının kapısında salavatla beklerlerdi. Benim dönemim bunlar sona erdi. Benim Kulüpçüm, Antrenörüm, Yöneticim ve sporcum kapıda beklemez, bekletilemez. Benim kapım her zaman açık, kim gelirse bekliyorum. Derdi olan gelsin, Yemen Ekşioğlu burada. Ben şimdiye kadar asla gizli kapılar ardından konuşmadım. Herkesin ortasında uluorta anlatıyorum. Gizlimiz saklımız olmaz. Ayrıca Antrenörleri ayrı bir yere koyuyorum. Antrenörleri herkesin baba-ağabey gibi görmesi lazım. Bu zamanda her şey Antrenörün sırtında. Onun vereceği bir karar her şeyi etkiler neticede. Onları her şeyden daha fazla seviyorum.


“Ataşehir Çamoluk’a karşı hata yaptık”
Geçtiğimiz hafta Beylerbeyi Stadında Çengelköyspor ile Ataşehir Çamolukspor karşılaştılar. Ben bu maçı Pazar gününe almıştım. Ancak Beylerbeyi’nin maçı gelince bu maç Cumartesi’ye kaydı. Benim geç haberim oldu. Biz burada hata yaptık. Ayıp ettim açıkçası. Ataşehir Çamoluksporluların bir gün daha dinlenmesi gerekirdi. Perşembe günü maç yapan takımı Cumartesi yeniden oynatmak doğru olmadı. Fakat Ataşehir Çamoluksporlu futbolcular maçtan sonra yanıma geldiler. Dertlerini bile utanarak anlattılar, çok kibar, çok efendi çocuklar. Haklısınız dedim çünkü Haklıydılar. Kendilerinden tekrar özür diliyorum. Ben hep söylerim, bana mantıklı bir açıklama ile geleni sonuna kadar dinler, elimden gelen tüm yardımı da yaparım. Bir de şunu eklemek gerekir: Süper Amatör Lig ile 1.Amatör Ligin sonlarına geldiğimiz şu günlerde ben TFF İl Başkanı olarak istediğim maçın gününü değiştiririm. Son 3 hafta bunu yapmaya hakkım var. Ayrıca tekrar tekrar ifade ediyorum; Şile’den, Çatalca Karacaköy’e kadar tüm sahalar bizim yetkimiz dahilinde. Dileğimiz yere, istediğimiz maçı veririz.


“Ben Sağlıkçı parası ödüyorum…”
Kadırgasporlu Hakan kardeşim maç sonun şok geçiriyor ve 25 dakika civarı ambulans gelmiyor. Olayı tüm detayları ile biliyorum. O gün benim orada üç tane görevlim vardı. Bu tesis kimin? Gençlik ve Spor Bakanlığının… Olacak kardeşim ambulans, hem de her sahada olacak. Ben İstanbul’da maç oynanan her sahaya her müsabaka için 7-8 kişilik personel parası ödüyorum. Bunun bir tanesi sağlıkçı adına ödeniyor. Benim Kulüplerim gittikleri maçlarda orta Kulübede sağlıkçı yoksa beni arasınlar. “Yemen ağabey, falanca sahada sağlıkçı yok” desinler. Ben de o parayı keseyim onlardan. Niye görevi suistimal ediyorlar. Ya Hakan’a bir şey olsa, niye olsun. Onlar benim evladım. Oğlum Hakkı neyse 23 yaşındaki Kadırgasporlu Hakan da öyle Bezirganbahçeli 17 yaşındaki Anıl da öyle… Bak mesela bazı statlarda sağlıkçı var. Paşabahçe’de, Selimiye’de, Çeliktepe’de, Akademi’de var. Bunları duyarlı ise diğerleri de duyarlı olacaklar. Kulüplerimden rica ediyorum, bana telefon açsınlar. Ben bunlara bunun için para ödüyorum. Aylık 1.000 TL sadece sağlıkçı parası ödüyorum.


“Toprak sahalar daha iyi”
Ben 20 sene futbol oynadım. Şimdi futbolcum olsam toprak sahada oynamayı tercih ederdim. Suni çim sahaların zararları fazla. Çok fazla kurşun var mesela. Amerika’da 2008 yılında iki tane suni çim saha kapatıldı. Suni sahalarda oluşan toz ve iplik parçaları solunum yolu ile ya da yutma ile vücuda alınmakta ve bu da ciddi sağlık riski teşkil etmekte. Yüksek oranda ki kurşun, suni çimlerin güneş ışığı altında renklerinin solmasını engellemek için kullanılan boyalardan kaynaklanmaktadır. Bu boyalar kurşun kromat içermekte.  Yeni yapılan sahaların bu açıdan ilk başlarda zararı olmamakla beraber, kullanılan malzeme eskidikçe kurşun oranı artmakta ve zarar verici hale gelmekte. Halı ya da suni çim sahalarda görülen diğer bir sorunda insan vücudunda oluşan elektrik yükünün dışarıya verilememesidir. Normal toprak çim sahalarda da oluşan bu tür yükler vücuttan toprağa aktığından bir tehlike arz etmez. Ancak suni sahalarda ve özellikle plastik oranı yüksek sahalarda oluşan yük fazlalığını vücut dışarı atmakta zorlanır. Hem ayrıca suni çim sahada kalp krizi riski de ciddi şekilde artıyor. Ben tüm bu bilgiler ışığında toprak saha daha sağlıklı dediğimde bana “olur mu?” diyorlar. Olur kardeşim, bal gibi olur aslında.


“Çocuğunu Amerika’da okutanlar vardı”
Burası (İstanbul) yılda 25 bin maç oynatıyor ve bundan dolayı burada her türlü nemanlanma olabilir. Ama benim olduğum yerde bunun esamesi okunmaz. Aşağıda kim ne yapıyorsa ben yapıyorum kardeşim. Çay ocağındaki Mustafa’dan, maçları veren Yaşar Uğur’a kadar, Lisans bölümündeki Lale Hanımdan, bilgisayar başındaki Cem Yarkın’a kadar buradaki tüm çalışanlara sonuna kadar kefilim. Kim ne yapıyorsa benim bilgim dahilinde yapıyor. Ama insanlar tuhaf, bazı insanlar samimiyetsiz, riyacı ve güvenilmez. Biz burada çalışıp, çocuğunu Amerika’da okutanları da biliyoruz. Bazıları bizim üzerimizden alenen toto oynamaya kalkıyor. Kulüpçüye gidiyor ve “senin maçını şu sahaya alacağım ver 200 TL” diyor. Kulüpler bunlara itimat etmesinler. Aracılara ve tombalacı tipli insanlara güvenmesinler. Ben burada kimsenin gayri resmi iş yapmasına müsaade etmedim, etmem. 


“Sarıyer Yenimahallespor videoyu getirdi”
Geçtiğimiz günlerde Sarıyer’de oynanan Sarıyer Yenimahallespor-Alibeyköy Parseller maçının Hakem raporuna baktı Avukatlarımız. Ev sahibinden belli sayıda, rakip takımdan da 1 oyuncuya tedbir konuldu. Sonra Sarıyer Yenimahallespor geldi, Arif Bey geldi, “Başkanım görüntümüz var” dedi. Bu görüntülerden de faydalanacağız. Kulüpler maçlarını videolarını alsınlar. Maçını videoya almak isteyen bana gelsin ben onlara belli sınırlar dahilinde izin vereceğim. Sarıyer Yeni Mahalle geldi, 3 tane futbolcusuna tedbir konmuştu. Rakip kaleci sevinen adamlara tekme atıyor. Hakem raporunda bunları hep yazmış, biz de bunları videodan gördük. Sarıyer Yenimahalleliler “9 numara yoktu, şu vardı” dediler baktım doğru söylüyorlar. Avukat İrfan Bey’den rica ettim, mesai günü olmamasına rağmen görüntüleri izlediler. Oyuncularda yanlışlık yok. Burada ister istemez bir mağduriyet giderilmiş oluyor. Bu görüntüler olmasa o takım mağdur olacak. Hakemlerin raporları yanlış ya da hatalı da demiyorum ama eksik varsa, bizde de görüntü varsa ona göre değerlendirme yaparız. Sonuç itibari ile bir takıma kıyak yapıyorsan, diğerine yanlış yapmış olursun. Onun için bizim 5 tane Avukatımız var. 5’i de Perşembe günü burada aldıkları kararları yanlarına alıyorlar. Cuma günü bizim siteden çıkan kararları kendilerindekilerle karşılaştırıyorlar. Hata varsa hemen temasa geçiyoruz. Geçmiş zamanda bu tip hatalar oldu. Şunu da ekleyeyim, ben bilhassa Disiplin ve kaideler konusunda çok titizim. Aslında benim odama bir Yönetmen gelse ve kamerasını buraya kursa ona ne malzemeler çıkar…


“ASKF’ye adaylar çoğalsın”
İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’na (İASKF) ne kadar aday çıkarsa o kadar sahip çıkılmış olur. Yeter ki kapalı kapılar ardından Kulüplere yanlış bilgiler vermesinler. Belden aşağı vurup, yalanlar söylemesinler. Ama ben taraf değilim, seçim olayı benim tamamen dışımda. Bulunduğum konum itibari ile müdahil olmam. Benim de gönlümde bir aslan var tabii soracak olursan. Ben geçmiş yıllarda Sendikadan (İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu) çok sıkıntılar çektim.


“İl Başkanlığını bırakacağım”
(Sorumuz üzerine) TFF İstanbul İl Başkanlığını bırakacağım. Yoruldum artık. Hem de hastayım. Orhan Saka ve Sait Yücel’in yanında yetiştim. Orhan Saka’nın idareciliğini, Sait Yücel’in mertliğini örnek aldım. Sait Yücel her zaman takdir ettiğim bir kişidir. Bahri Savaş’ı da çok severim. Bir dönem Bahri’nin ağabeyi olarak kenara çekildim. Bahri’de geleceği gördüm. O çok farklı bir insandı. Şimdi ben bu görevi bırakacağım ancak burada, benim yerimde oturan arkadaşın ekonomik özgürlüğü olması lazım. Hissediyorum, biliyorum. İnsanlar bana ekşi elma getiriyorlar. Biraz gıcıklasan burası buna müsait bir yer. Bahri Savaş’tan çok ümitliydim. Bahri çok kaliteli bir ailenin mensubu, Kolej mezunu. Hem Amatör hem de Profesyonel Kulüplerde başarıyla görev yapmış müstesna bir insan. Sait de öyledir. Sait’in 10 parmağında 10 marifet vardır. Hem Eczacı, hem de futbolcu. Sait, futbolun tabana yayılması ve sporcuların en uygun koşullarda spor yapmasına büyük emekleri geçmiş çok değerli bir insan. Bunlar fevkalede insanlar. Benim yöneticilikte 40 yılım geçti. Şimdi diyorum ki, Allahtan Ayhan Yarkın var. Hepimizin Hocası Ayhan ağabeyimiz. Erdoğan ağabeyinin zamanından, Nimetullah Bey’den başlayarak, bizim Ayhan Yarkın’sız olmamız çok zor. Allah kendisine uzun ömürler versin. Ben sürekli olarak İl Temsilcisi yetiştirmek istedim, şimdi iki isim üzerinde çok duruyorum ama kolay değil bu işler. Ben hiçbir zaman burayı tartışılan bir Kurum olarak görmek istemiyorum. Açıkçası Ufuk Tatar’ı ve Ali Sait Çolak’ı çok beğeniyorum. İkisinde de inanılmaz yetenek var.Çalışkan ve zekiler. Benim yanımda kendilerini yetiştirecekler.


Editörün Notu: Sayın Yemen Ekşioğlu ile röportajımız devam edecekti. TFF İl Başkanı söze “Sayın Fazlı Kılıç’tan Allah binlerce kere razı olsun” diye başladı lakin Orhan Saka’nın vefat haberi gelince konuşamadı. “Daha çok şey vardı ama beni mazur gör konuşamayacağım” dedi.


Uzun süredir yaşadığı amansız hastalıkla mücadele eden, Türkiye’de Amatör Spor Kulüplerinin babası olarak anılan Orhan Saka’ya Allah rahmet eylesin, ebedi mekanı inşaallah cennet olur.


 RÖPORTAJ: ALİ KEMAL DEMİR

PAYLAŞ


YÜKLENİYOR

YORUMLAR

blog comments powered by Disqus