Pazar, Kasım 08, 2020

Koşan Şampiyon'un Öyküsü: K.Çekmece'nin 3. Lig Yürüyüşü


Tarih 9 Mayıs 1999, yer Küçükçekmece Metin Oktay Stadı... 

Skor tabelası Küçükçekmecespor: 0 Lüleburgazspor: 1

Bir dönemin sonu... Kuruluşu 1911’e dayanan, ilk kez 1970’de profesyonel olan, 1977-82 yılları arasındaki ara haricinde hep 2 veya 3. liglerde yer alan, 1990’da Süleymaniye Sirkecispor olan ismini Küçükçekmecespor olarak değiştiren kulüp küme düşmüştür. Futbol sevdalısı Küçükçekmece ilçesi şoktadır. Bu şok bir zaman sonra yerini endişeye bırakır zira amatörden 3. Lig’e çıkmak, 3. Lig’den 2. Lig’e çıkmaktan çok daha zordur. Ayrıca uzun yıllar profesyonel olduktan sonra amatöre düşen ve burada eriyip giden birçok kulüp vardır. Küçükçekmecespor da mı aynı sonu paylaşacaktır?

Küçükçekmecespor camiası çabuk toparlanır. 1. Amatör’deki ilk sezonlarında 5. Grup’ta 16 maçta 15 galibiyet, 1 beraberlik gibi müthiş bir performans yakalarlar. Play-off’ta Küçükyalı Yelkenspor, Fatih Yaylaspor ve Yakacıkspor’dan oluşan grup da namağlup lider tamamlanır ve 3. Lig’e terfi maçlarının vizesi alanır. Lakin Afyon’da 5-9 Nisan tarihleri arasında yapılan 3. Lig’e terfi maçlarında Balçova İdman Yurdu’na kaybeden yeşil-beyazlılar iyi başlayan sezonu kötü tamamlar.

Takım 2000-2001 sezonuna da fırtına gibi girer. Kadroda eski G.Saraylı ‘Büyük’ Savaş Demiral da vardır. Küçükçekmecespor normal sezonu en yakın rakibi Rami Yenimahallespor’un 11 puan önünde lider bitirir. Play-off’ta Esenlerspor ve Çamlıcaspor’la amansız bir şampiyonluk mücadelesi veren yeşil-beyazlılar tek yenilgi ve averajla şampiyon olurlar. Takım ardından sırasıyla Otogarspor’u 4-1, Avcılarspor’u 3-0, Tekelspor’u da penaltılarla 7-5 yenerek İstanbul şampiyonu olur.

19'ar penaltılı unutulmaz maç
Çanakkale’deki 3. Lig’e terfi maçlarında ilk grupta Çerkezköy Belediyespor ve Keşanspor’u mağlup eden Küçükçekmecespor finalde, İstanbul şampiyonasında da yendiği o dönemin en iddialı takımlarından Otogarspor ile yeniden karşılaşır. Normal süresi 1-1, uzatmaları 2-2 biten maçta rakibini penaltılarla 13-12 yenen Küçükçekmece (İki ekibin 19'ar penaltı attığı söylenir) ikinci kademe vizesi alır. Lakin Kayseri’deki ikinci kademede, daha sonra 3. Lig’e çıkacak olan Oyak Renault’ya kaybeden yeşil-beyazlılar elenirler.

2001-2002 sezonunda Küçükçekmecespor grubunu lider namağlup lider bitirir. Takım 14 maçta 65 gol atıp sadece 9 gol yer. Play-off’ta İstanbul Artvinspor’u 6-2 yenip Hadımköyspor’la 1-1 berabere kalan yeşil-beyazlı takım ardından Bayrampaşaspor’a 2-0 yenilerek grubunu ikinci tamamlar. İkinciler arasında oynanan ekstra play-off’ta ilk maçında Vefaspor’a 2-0 yenilen yeşil-beyazlı ekip ardından Albayrakspor’u 2-1 yense de son maçta Albayrakspor ve Vefaspor’un 0-0 berabere kalması sonra elenir ve düştüğünden bu yana ilk kez terfilere gidemez.

2002-2003 sezonunda normal sezonda Küçükçekmecespor herkesin bildiği gibidir... Takım en yakın rakibi Nişantaşı’nın 6 puan önünde, sadece 9 gol yiyerek, +52 gibi müthiş bir averajla şampiyon olur. Play-off’ta bu kez kaza olmaz ve Çıksalınspor ile Zara Ekinlispor’u yenen takım sadece Şişli Sanayispor ile berabere kalıp lider olarak terfi maçlarının yolunu tutar. Lakin İzmir’deki grup merkezinde daha ilk maçta Bodrumspor’a 2-1 kaybeden Küçükçekmecespor büyük bir şok yaşayarak erkenden İstanbul’un yolunu tutar. Bodrum’un da ikinci maçta elendiği o grubu sürpriz bir şekilde Uşak Gençlerbirliği şampiyon bitirir.

2003-2004 sezonu açılış töreni

Fatih Ekinci ile iddialı kadro
2003-2004 sezonuna Küçükçekmecespor yine oldukça iddialı girer. İşadamı Fatih Ekinci’nin başkanlığını yaptığı kulübün futbol şube sorumlusu, şu sıralar Bakırköy Amatör Spor Kulüpleri Başkanı olan İbrahim Mamati’dir. Teknik direktörlüğü ‘Bulgar Mehmet’ lakaplı eski F.Bahçeli futbolcu Mehmet Hacıoğlu getirilir. Yardımcısı ise camianın sevilen ismi Tekin Öcal’dır. Takıma Giresunspor’dan, Sarıyer’de uzun yıllar 1. Lig’de oynamış kaleci Tufan Engin, Bakırköyspor’dan Erdal Karakış, Bayrampaşaspor’dan Serdar Köylü, Recep Özer gibi isimler dahil edilir. Kulüp sezonu muhteşem bir törenle açar, Beşiktaş PAF Takımı ile de açılış maçı yapılır.

Hürriyetgücü ile oynanan şampiyonluk maçı sonrası...

Ver elini Bolu
Lakin sezon öncekiler gibi kolay geçmez hatta son haftaya ikinci sırada girilir. Grupta Hürriyetgücü ile amansız bir mücadele içine giren Küçükçekmecespor rakibini final niteliğindeki son hafta 2-1 yenerek birinci olur. Play-off normal sezonun aksine çok rahat geçer. Okmeydanı, Balkan Yeşilbağlar ve Dudullu’nun olduğu grup 6 maçta 5 galibiyet ve 1 beraberlikle lider tamamlanır. İstanbul Şampiyonası’nda Güngören Belediyespor Amatör Takımı’nı yenen Küçükçekmecespor Küçükpazar ve Ümraniye ile berabere kalır ve üçlü averajla elenir. Bu grubu averajla geçen Küçükpazar daha sonra İstanbul şampiyonu olur.

TEK Porsukspor: Ecevit ipten aldı
O Küçükpazar ve Küçükçekmece, kaderin bir cilvesi, 3. Lig terfi maçlarında aynı gruba düşer. Bolu’da 5-9 Mayıs 2004 tarihleri arasında oynanan ilk kademe maçlarında ilk rakip Eskişehir TEK Porsukspor’dur. Önceki yıllardaki başarısızlıkların veya camianın büyük beklentilerinin yaptığı baskıdan mıdır bilinmez Küçükçekmecespor, mütevazı rakibi önünde oldukça zorlanır. Aslında gol erken de gelir, 12’de Özkan penaltıdan yeşil-beyazlıları öne geçirir ancak Özgür 30’da K.Çekmece savunmasındaki büyük kademe hatasını değerlendirerek skoru 1-1 yapar. 90 dakikanın kalan bölümünde Küçükçekmece zaman zaman oyun kurmakta zorlanır. Normal süre 1-1 biter. ‘Eyvah, yine bir hüsran mı geliyor’ düşüncesi tribünde dalgalanırken Ecevit 96’da yeşil-beyazlı taraftarları coşturan golü atan. Küçükçekmecespor maçı 2-1 kazanır. 

Ankara Esnafspor: Pozisyon çok gol yok
Yarı finaldeki rakip, Manisa Kulaspor’u 5-2 yenen Ankara Esnafspor’dur. Diğer tarafta ise Manisa Kocaçeşmespor’u 4-1 yenen Küçükpazarspor ile Eskişehir Demirspor’u 2-1’le geçen Jandarmagücü eşleşir. Gerede Stadı’ndaki yarı final maçında Küçükçekmecespor, ilk maça göre çok daha iyi oynar, baskı da kurar ancak 120 dakika golsüz geçilir. Küçükçekmecespor penaltılarda tecrübeli karosunun avantajını görür. Yeşil-Beyazlılarda Tufan, Mustafa, Taner, Levent ve Özkan atışlarını gole çevirir. Esnafspor Mustafa, İhsan, Ayhan ve Fatih’le 4’te 4 yaptıktan sonra Mehmet’in atışı tecrübeli eldiven Tufan’ın ellerinde kaldı. Küçükçekmecespor böylece finale kalır. İlginç bir not, bu maçta Esnafspor forması giyen Fatih ve Hüseyin ertesi sezon Küçükçekmecespor’a transfer olur.

Jarndarmagücü: Topun başında kaleci Tufan!
Diğer tarafta Jandarmagücü, İstanbul şampiyonu Küçükpazarspor’u penaltılarla 5-4 elemiştir. Bolu Atatürk Stadı’ndaki finalde Küçükçekmecespor’un rakibi, kadrosunda profesyonel kökenli birçok ismi barındıran Jandarmagücü’dür. Küçükçekmecespor zaman geçtikçe ısınmaktadır sanki zira grubun en iyi futbolu bu maçta sergilenir. İlk turda TEK Porsuk önünde adeta ecel terleri döken yeşil-beyazlı ekip Jandarmagücü’ne adeta top göstermez. Normal süre 0-0 biterken 95’te Mustafa’nın ağlara giden topu ofsayt gerekçesiyle gol değeri kazanmaz. Jandarmagücü Küçükpazar sınavında olduğu gibi maçı penaltılara bırakmak istemektedir sanki ve başkent ekibi bunda da muvaffak olur.

Sonrasında yaşananları , o maçı saha kenarından takip eden Manşet Gazetesi Muhabiri İbrahim Keskin’den dinleyelim: “Penaltılara geçilince ben atışlar öncesinde yanımda bulunan İskender (Kordu) arkadaşıma ‘Tufan iki tane kurtaracak ve tur Küçükçekmece’nin olacak’ dedim. Evet Tufan tecrübesini gösterdi ve iki penaltıyı kurtardı fakat kullanacağı penaltıyı kaçıracağını hesaplayamamıştım! Ayağını yere vuran Tufan topu kalenin yanından dışarı attı. Neredeyse beni yere yıkacaktı zira o an kalenin yanında fotoğraf çekiyordum!”

Bolu'da Jandarmagücü ile oynanan final sonrası kaptan Tufan omuzlarda.

"Henüz işimiz bitmedi çocuklar"
İbrahim Keskin’in de aktardığı gibi Küçükçekmece’de ilk penaltıyı kaleci Tufan atar. Esnaf maçında da penaltı atan tecrübeli eldiven bu kez çok kötü bir vuruşla topu auta gönderir ancak akabinde Jandarmagücü’nden Ozan’ın vuruşunu kurtararak kendini affettirir. Tufan Jandarmagücü’nün ikinci penaltıcısı K.Serkan’a gol izni vermez. Ankara ekibi sonraki üç atışta Yasin, Okan ve Barış’la Tufan’ı mağlup etse de Küçükçekmece’de sırasıyla Mustafa, Taner, Levent ve Özkan atışlarını gole çevirince Küçükçekmecespor adını ikinci kademeye yazdırmıştır. Maç sonu kaleci Tufan omuzlara alınırken teknik direktör Mehmet Hacıoğlu “Henüz işimiz bitmedi. 180 dakikamız var” diyerek öğrencilerini uyardı.

Bavullarını en son toplayan takım
Takım otele gider bavullarını toplayıp İstanbul’a dönme hazırlıkları yapar. ‘Bavul toplama’ işini Bolu’da yapan son ekip Küçükçekmece’dir. Bunun takım için aynı bir değeri vardı. O günlerde genç bir kaleci olan Mehmet Serdar Köylü’den dinleyelim: “Bolu’da o dönem çok üst düzey otel yoktu. Böylece olunca bazı takımlar aynı otelde kaldı. Biz Manisa Kulaspor ve Ankara Esnafspor ile aynı otelde kalıyorduk. Hiçbir tatsızlık olmadı bilakis çok centilmence bir ortam vardı. Yemeklerde denk gelindiğinde herkes selamlaşıyordu. Elenen ekip bavullarını toplayıp gidiyordu. Önce Kulaspor elendi, toplandı gitti. Biz arkadaşlarda ‘İnşallah bavullarını toplayıp giden son ekip biz oluruz’ diye temenniden bulunmuştuk. Nitekim öyle oldu.”

Eskişehir'de yarı final sonrası... Nilüfer Belediyespor yıkılırken Küçükçekmecesporlu futbolcular sevinç içinde...

Mecidiyeköy finali ve hüsran
Küçükçekmecespor ikinci kademe için 21-23 Mayıs Eskişehir grubuna düşer. Yeşil-Beyazlılar yarı finalde Bursa’nın iddialı ekiplerinden Nilüfer Belediyespor’u 2-1 yener üstelik fazla zorlanmaz da. Diğer yanda Mecidiyeköyspor, Kocaeli Suadiye Belediyespor’u 3-1 geçer ve iki İstanbul takımı finalde buluşur. Eskişehir Atatürk Stadı’nda muhteşem bir ortam vardır. Sonrasını, o gün Küçükçekmecespor’da yedek bekleyen kaleci Serdar Köylü’den dinleyelim:

“Hayatımda ilk kez böyle bir ortam görüyordum. Tribünlerde çok rahat 10 bin kişi vardı. Sanırım bizim 30 otobüs taraftarımız gelmişti o gün. Mecidiyeköyspor’un da sanıyorum 2 otobüs taraftarı vardı. Ayrıca bizden hemen sonra Eskişehirspor-Maltepespor karşılaşması oynanacaktı, Eskişehirspor taraftarlarının sayısı da fazlaydı...

90 dakika tek kale oynadık ancak olmayınca olmuyor... Uzatmalara kaldı, değişiklikler yapıldı. Uzatmalarda biz kaçırmaya devam ediyoruz. Olmuyor... Ayaklarımız kilitlendi resmen. ‘Topun canı vardır’ derler ya hani... Olmuyor, girmiyor, bizimkiler girmiyor. Güngören Belediyespor’da profesyonel oynamış forvetimiz Ecevit vardı o gün gol kaçırma rekoru kırdı. Hiç unutmuyorum, ikinci uzatmada orta sahada bir paslaşma oldu, Tufan ağabey geldi top, o ileri oynadı sonra Engin tam verkaç yaparken topu kaptırdı. Mecidiyeköyspor birden kontratağa çıktı, 3’e 1 yakalandık dakika 113... Sağa açtılar, Tufan ağabey oyuncunun açısını kapatmak için o tarafa yöneldi, içeri çıkardılar orada Cüneyt Deliorman topu ağlarımıza gönderdi. Biz şoktayız. Sonra kulübede herkes ağlamaya başladı. Ama tabii halen bir umut var. Kalan 7 dakikada -abartmıyorum- 4 net pozisyon kaçırdık. Bitiş düdüğünün ardından kulübede yığıldık kaldık. Herkes iki göz iki çeşme ağlıyor. Kaçan şampiyonluğa mı yanalım, koca sezonun emeklerinin heba olmasına mı yanalım, primin gittine mi yanalım... Otobüsle İstanbul’a dönerken kimseden çıt çıkmıyordu. Eskişehir’den İstanbul’a o dönüş yolculuğu hiç bitmedi. Ben 10 gün evden çıkmadım, odamda 10 gün ağladım... Bizim o yıl Eskişehir’de bir hatamız da erken havaya girmek oldu. Yarı finalde Nilüfer’i yendikten sonra, finale çıkmadan daha 3. Lig’e çıktık dedik...”

Yeni sezon, yeni başkan, yeni teknik direktör
Evet, Mecidiyeköyspor maçı 1-0 kazanarak tarihinde ilk kez 3. Lig’e çıkarken Küçükçekmecespor için bir terfi macerası daha hüsranla bitmiştir. 2004 yazında önemli bir gelişme daha olur ve başkan Fatih Ekinci işlerinin yoğunluğu nedeniyle görevi Serkan Macarcıkcıoğlu’na bırakır ancak “Merak etmeyin size dışarıdan destekleyeceğim, elim omuzunuzda” der. Bu lafta kalmaz gerçekten de Ekinci 2004-2005 sezonunda Küçükçekmecespor’a maddi-manevi büyük destekte bulunur. Futbol Şube Sorumlusu İbrahim Mamati de sezon başlamadan görevinden ayrılır. Teknik direktör Mehmet Hacıoğlu da giderken yerine Savaş Demiral gelir. Tekin Öcal yardımcı antrenörlük görevine devam eder. Bir önceki büyük travmaya karşın herhangi bir küçülmeye gidilmez, hedef yine 3. Lig’dir. Taner Alpak ve Tufan Engin gibi çok tecrübeli iki isim takımda kalır. G.Saray’dan yetişen Kıvanç, Eskişehirspor’da oynayan Merter, İstanbulspor alt yapısından çıkma Ali, Gençlerbirliği patentli Fatih gibi birçok genç yetenek alınır.

2004-2005 sezonun bir özelliği, İstanbul Süper Amatör Lig’in ilk kez oynanacak olmasıdır. Şimdilerde 100 kusür takımla büyük kalite düşüşü yaşayan Süper Amatör Lig’de o sezon 4 grupta toplam 47 takım vardır. 

Küçükçekmecaspor camiası 1. Grup’taki rakiplerini gördüklerinde işlerinin hiç de kolay olmayacağını görür: Hadımköyspor, Ayazağaspor, Tekelspor, Vefaspor, Tophane Tayfunspor, Bağlarbaşıspor, Teraziderespor, Yıldıztabyaspor, Balkan Yeşilbağlarspor, Kocamustafapaşaspor ve Büyükçekmecespor.

Küçükçekmece 2. hafta deplasmanda Tekelspor'a 2-0 mağlup oldu.

Üst üste üç mağlubiyet
Nitekim sezon çok da iyi başlamış. İlk hafta Vefa maçı 4-2 kazanılsa da sonraki üç hafta Tekelspor’a 2-0, Teraziderespor’a 1-0, Yıldıztabyaspor’a 2-1 kaybedilir. Teraziderespor yenilgisi, kulübün amatöre düştükten sonra iç sahada aldığı ilk mağlubiyettir. 5-1’lik Büyükçekmece ve 2-1’lik Bağlarbaşı galibiyetlerini 0-0’lık Yeşilbağlar beraberliği izler. Kocamustafapaşa (5-1) ve Tophane Tayfun (3-1) galibiyetlerinin ardından zorlu Hadımköy deplasmanında üstünlük korunamaz ve 1-1’e razı olunur. Küçükçekmecespor ilk yarının son maçında evinde Ayazağaspor’u 3-1 yenerken teknik direktör Savaş Demiral o dönem yaptığı açıklamada “Saha avantajımızı iyi kullandık. Rakibimiz de beklediğimiz futbolunu sergileyemedi. Bence şampiyonluk yolundaki en önemli rakibimizi yendik” der.  İlk yarı sonunda grupta sıralama Tekel 25, Hadımköy 23, Küçükçekmece 20, Ayazağa 19, Bağlarbaşı 17, Vefa 14 şeklindedir...

Namık Sevik'te sezonun dönüm maçı
O zamanki statüye göre ilk 3 doğrudan 3. Lig’e terfi maçlarına katılacaktır. Yeşil-Beyazlıların yerlerini muhafaza etmeleri gerekmektedir ancak ikinci devre de hiç kolay geçmez. İç sahadaki 1-1’lik Bağlarbaşı beraberliği tatları kaçırır. Kaleci Tufan’ın sakatlanarak sezonu kapatması moralleri daha da bozar. Sezonun belki de dönüm noktası Namık Sevik Stadı’nda, düşme hattındaki Kocamustafapaşaspor’la oynanan maçtır. Küçükçekmece o gün üç kez öne geçer Kocamustafapaşa üç kez eşitliği sağlar. Derken dakikalar 88’i gösterirken hakem Kocamustafapaşa lehine bir penaltı verir. Sonrasını Küçükçekmece kalecisi Serdar aktarıyor:

“Hakem penaltıyı verdi bizim takım şok... Mutlak galibiyet için gelmişiz, 1 puan bile yaramıyor bize. Herkes bana geldi ‘Ne olur kurtar Serdar’ falan diyor. Benim gözüm bir ara Savaş hocaya takıldı. Hiç unutmuyorum Savaş Hoca ‘Her şey bitti’ dercesine başını iki elinin arasına almış yürüyordu. Neyse hakem düdüğü çaldı, rakip oyuncu topu sağa vurdu, köşeden çıkardım. Onlardan biri yetişti içeri çıkardı, vurdular, yine çıkardım. Bir karambol oldu orada top havalandı ben yükselip yumrukladım. Sonra kontrataktan skoru 4-3 yaptık. O maç sonrasını görmeliydiniz. Rakip düşme hattındaydı ama bizim için o kadar kritikti ki şampiyon olmuşçasına sevindik. Maç gidip gelmişti. Savaş Hoca maç sonrası gelip beni öpmüş ‘Aslansın’ demişti...”

Sulu derbi: Küçükçekmece evinde Hadımköy ile 1-1 berabere kalırken umutlarını son haftaya bıraktı.


Hadımköyspor ile sulu derbi
Sonraki hafta Serdar’ın yine harikalar yarattığı maçta Küçükçekmecespor zorlu rakibi Tophane Tayfunspor’u 1-0 yener. Sondan ikinci hafta rakip iç sahada lider Hadımköyspor’dur. Küçükçekmece’de maçın oynandığı gün müthiş bir yağmur vardır. Futbolcuların aktarımına göre ayaklar bileklere kadar girmektedir. Biraz Küçükçekmecespor yönetiminin de ısrarlarıyla maç oynanır. Hadımköyspor henüz 2. dakikada Erdem’in uzak mesafeden muhteşem golüyle öne geçer. Kaleci Serdar “O mesafeden o topu tam 90’a nasıl gönderdi, nasıl gol oldu halen şaşırırım” demekte... Küçükçekmecespor 41’de Taner Alpak’ın kafa golüyle eşitliği yakalarken, maçta yeşil-beyazlıların ağlara giden bir topu  elle oynama gerekçesiyle gol değeri kazanmaz. Maç 1-1 biter. Bu sonuç Küçükçekmecespor’un tadını kaçırır zira her şey deplasmandaki Ayazağaspor maçına kalmıştır.  Son haftaya girilirken Hadımköy 46 puanla terfi maçlarına gitmeyi garantilerken Ayazağa 44, Tekel 42, K.Çekmece 42 puanla bu ekibi takip etmektedir. 

Bir ay oynanamayan Ayazağa maçı ve mutlu son
Son haftadaki Ayazağaspor maçı yaklaşık 1 ay oynanamaz! Maç iki kez hava muhalefetine takılır, üçüncü denemede Küçükçekmece takım otobüsü, ilk maçtaki olayların rövanşını almak isteyen Ayazağaspor taraftarlarınca taşlanır. Otobüse atılan büyük taşlardan 4 futbolcu yaralanırken, Küçükçekmecespor kafilesi karakola giderek şikayetçi olur. Hakem Cüneyt Çakır ise karşılaşmayı tatil eder. O hafta Tekelspor berabere kalırken, Ayazağaspor da 3. Lig terfi maçlarına gitmeyi garantilemiş olur. Ayazağa-Küçükçekmece maçı eksik puan durumu Hadımköy 49, Ayazağa 44, Tekel 43, K.Çekmece 42 şeklindedir. Küçükçekmece hükmen galibiyet için TFF’ye başvurur ancak Tekelspor da olaya müdahil olur. Sonunda TFF maçın 5 Nisan’da Karagümrük’te seyircisiz oynanmasına karar verir. Centilmence geçen maçı, sahanın en kısası Fatih’in kafa golüyle 1-0 kazanan Küçükçekmece  terfi maçları için vize alır. 

Sert bir rakip: Ankara Köy Hizmetleri
Çok güçlü bir gruptan alnının akıyla çıkan Küçükçekmece 3. Lig terfi maçları için Zonguldak’a gider. Kaderin bir cilvesi, aynı gruptan çıktıkları Hadımköyspor da Zonguldak’tadır. Normal sezonda iki kez yenişemeyen iki ekip acaba Zonguldak’ta finalde mi karşılaşacaktır? Küçükçekmecespor ilk maçta Ankara Köy Hizmetleri ile karşılaşır.  Tıpki bir önceki yıl olduğu gibi yeşil-beyazlılar ilk maçta çok zorlanırlar. Kaleci Serdar Ankara Köy Hizmetleri’ni “Çok genç, çok koşan bir takımdı. Ben böyle savaşan bir takım görmemiştim” diye anımsıyor.

Nitekim Ankara ekibi 23’te Boratay’la öne geçer. Üç dakika sonra Fat auta giden topu son anda içeri çevirir, Yasin kalabalık savunmanın arasından akıl dolu bir vuruşla skoru eşitler. Ancak Köy Hizmetleri devrenin son dakikasında Ali’nin sert şutunda zeminden seken topa Serdar’ın müdahale edememesi sonucu yeniden öne geçer.

İkinci devre ilk ciddi pozisyonu yine Köy Hizmetleri bulur: 58’de Ali bomboş durumda kaleci Serdar’ı geçemedi. İki farklı yenik duruma düşmekten kurtulan Küçükçekmece 62’de, kaleci Serhat’ın öne çıktığını çok iyi gören Ümit’in aşırtmasıyla 2-2’lik eşitliği sağlar. Kıran kırana geçen maç rus ruleti gibidir ve iki takım adına gidip gelir... 85’te Boratay’ın 25 metreden şutunda top K.Çekmece kalecisi Serdar’dan seker dönen topu Ali tamamlar ancak Serdar muhteşem bir kurtarışla topu çizgide kontrol eder. Maç uzatmaya giderken, Küçükçekmece 110. dakikada Orhan’ın golüyle 3-2’lik üstünlüğü yakalar ve sahadan da galip ayrılır.

Teknik direktör Savaş Demiral Ankara Köy Hizmetleri maçını “Köy Hizmetleri’nin grubun en disipli, en koşan ekiplerinden biri olduğunu biliyorduk ancak itiraf etmeliyim ki bizi bu kadar zorlayacaklarını düşünmüyorduk” diyerek yorumlamakta. Demiral, Fener Stadı’nın kötü zemininin de zorlanmalarında bir etken olarak eklemekte...

Diğer maçlarda Hadımköyspor normal süresi 1-1 biten maçta Bartınspor’u uzatmalarda 3-1 yenerek iddiasını ortaya koyar. Ankara Bağlumspor, Hendekspor’u 2-0 mağlup ederken Sakarya Yıldırımspor da 120 dakikası 1-1 biten karşılaşmada Yalova Çınarcıkspor’u penaltılarda 5-4 mağlup eder.

Küçükçekmecespor 3. Lig'e çıktığı sezon terfilerde en rahat maçı Sakarya Yıldırımspor'a karşı oynadı.

Yıldırımspor ile adeta idman maçı
Küçükçekmecespor yarı finalde son derece genç bir ekip olan Yıldırımspor ile karşılaşır. 7’de Fatih ve 18’de Şener’le erken öne geçen Küçükçekmecespor, adeta idman maçı havasında geçen bu karşılaşmayı çok rahat kazanır. Çaycuma’da oynanan diğer maçta Bağlumspor, Hadımköyspor’u 2-1 yenerek finalde Küçükçekmece’nin rakibi olur.

Bağlum o dönem Keçiören ilçesine bağlı müstakil bir belediyedir. Belediye futbol takımına büyük yatırım yapmıştır ve mutlak hedef 3. Lig’dir. Kara Elmas Stadı’nda müthiş bir seyirci vardır. Bağlumspor daha tecrübeli bir ekiptir. Küçükçekmecespor’da birkaç isim dışında birçok futbolcu ilk kez bu denli önemli bir maça çıkmaktadır. Küçükçekmece maça harika bir başlangıç yapar ve 2. dakikada Murat’ın ortasında Fatih’le öne geçer. Ancak 28. dakikada Onur’un 28. dakikada topa elle müdahale sonrası kırmızı kart görmesiyle rüzgar birden tersine döner ve karşılaşma Bağlum lehine tek taraflı geçmeye başlar. Nitekim 61. dakikada soldan yapılan ortayı arka direkte uaçarak kafayla tamamlayan Ali skora denge getirir: 1-1.

Bağlumspor döve döve!
1-1’den sonra kaleci Serdar Köylü’nün deyimiyle maç karate müsabakasına döner! Kendisinden dinleyelim: “O gün Zonguldak’ta hayatımın en iyi maçlarından birini oynadım. Biz 10 kişiyiz, Bağlum bastırdıkça bastırıyor, gol olmadıkça da adamlar iyice hırs yapmaya başladı. Üzerimde tüm karate hareketlerini denediler. Her kafa topunda kafama gözüme darbe yedim, dudağım patladı. İşin trajikomik tarafı bunların teki için bile kart çıkmadı.”

Ankara'nın belalısı Küçükçekmece
Serdar’ın müthiş gayretleriyle normal süre 1-1 tamamlanır. Uzatmada Küçükçekmece eksik olsa da yavaş yavaş baskısını hissettirmeye başlar. Dakikalar 119’ u gösterirken kullanılan köşe vuruşunda Ramazan topu arka direkte kendini unutturan Murat’a indirir, bu oyuncu da topu ağlara göndererek Kara Elmas Stadı tribünlerini bayram yerine çevirir. Küçükçekmece maçı 2-1 kazanarak ikinci kademeye kalırken, takım İstanbul’da görkemli şekilde karşılanır. İlginç bir istatistik, Küçükçekmecespor son iki sezonda Ankara takımlarını elemiş adeta başkentin belalısı olmuştur!

Küçükçekmece tıklım tıklım tribünler önünde, Bağlum'u nefes kesen bir maçın ardından mağlup etti.

Yine Eskişehir
Küçükçekmecespor ikinci kademe için bir önceki sezon olduğu gibi yine Eskişehir’e gider. O sezon ikinci kademeye çıkan üç İstanbul takımının ikisi, Ayazağaspor ve Küçükçekmecespor aynı grup merkezindedir. Bu da o sezon Süper Amatör 1. Grup’un ne kadar iyi olduğunun göstergesidir bir anlamda (Üçüncü takım Karadenizspor’dur ve o yıl finalde Orhangazi Döktaşspor’a yenilerek 3. Lig’i kaçırırlar).

Eskişehir’deki ilk yarı finale Ayazağaspor ile Torbalıspor karşılaşır. Ayazağaspor 51’de Özgür’ün penaltısından yediği gole 80’de Emre ile yanıt verse de Torbalı Fahri’nin 90’da attığı golle final vizesi alır.

"Gol attığımıza biz bile şaşırdık"
Eskişehir Atatürk Stadı’ndaki ikinci maçta Küçükçekmecespor Körfez Belediyespor ile karşılaşır. O sezon o grubun en büyük favorisi olarak gösterilen Körfez Belediyespor’da bir önceki sezon Küçükçekmece’de forma Özkan da forma giymektedir. Küçükçekmecespor 10. dakikada Fatih’le öne geçer, ki  kaleci Serdar’a göre kendileri bile bu erken üstünlüğü şaşırmıştır. 22’de Ümit farkı ikiye çıkarır ve yeşil-beyazlılar devreyi önde tamamlar. Körfez 51’de İlhami ile umutlansa da 89’da sahneye çıkan Ümit Küçükçekmece’ye finali müjdeler: 3-1.

Küçükçekmecespor terfilerdeki tüm maçlarını büyük taraftar desteğiyle oynadı.

Finalde rakip Torbalı
Ve final... Kaderin bir cilvesi Küçükçekmece üst üste iki yıl Eskişehir Atatürk Stadı’nda finale çıkacaktır. Rakip İzmir Torbalıspor’dur. Maçın hakemi Bünyamin Gezer’dir. 

Final maçının kadroları:

Küçükçekmecespor: Serdar, Ümit, Şener, Kıvanç, Murat Osman, Taner Kara, Yasin, Orhan, Fuat, Fatih, Onur

Torbalıspor: Akın, Hasan, Özgür, Öncü, Mustafa, Ahmet, İbrahim, Soner, Sezer, Fahri, Mustafa

Finali kaleci Serdar’dan dinleyelim:

Tribünler tıklım tıklımdı. Bu kez Küçükçekmece’den epey seyirci gelmişti. Torbalı’nın da bayağı seyircisi vardı. İlk 15 dakika ayaklarım titriyordu, o derece heyecanlıydım. Benim bir de maçtan 1 hafta sonra düğünüm vardı o dönem, iki mutluluğu birden yaşamak için sahaya çıkmıştım. İlk 25 dakika maç denk geçti ancak bir noktadan sonra Torbalı ipleri eline aldı, biz Çanakkeli geçilmezi oynamaya başladık. Bir şekilde ilk yarı 0-0 bitti. Çok iyi hatırlıyorum bize Eskişehirspor’un soyunma odasını vermişlerdi, hayatımızda soyunma odasında jakuziyi ilk kez orada görmüştük. İkinci yarıya çıktık Torbalı yine bastırıyor... Bizde kanatlardan Fatih ve Onur zaman zaman etkili oluyordu. Dakika sanıyorum 85’ti bizim kontratağımızda Fatih soldan vurdu kaleci kurtardı sonra Ümit vurdu savunmadan sekti. Onlarda 6 numaralı İbrahim vardı, o gün gayet de iyi oynamıştı, topu uzaklaştırayım derken bir ters vuruşla kendi kalesine gol attı. Allah da yardım etti, top kendisine çok ters geldi. Yani normalde bir futbolcuya ‘Oradan topu kaye at’ dese atamaz, dediğim gibi Allah yardım etti. Biz tabii sevinçten çıldırdık... 

Neyse daha 5 dakika var, üstüne 5 dakika hakem ekledi. Torbalı top-tüfek ne varsa saldırıyor, biz yine Çanakkale geçilmez... Torbalı sonlarda sık sık doldur-boşalt yapmaya başladı. Bunların birinde en sonunda soldan birini kaçırdılar, sol çaprazda karşı karşıya kaldık, adam diğer çapraza harika vurdu. Allah yardım etti ben harika uzandım 90’a giden topu çıkardım... Topu çıkardım çıkarmasına ama sonra ben yere düştüm tabii top da havada süzülüyor. .. Top süzlüyor ben de yavaş çekim izler gibi topu takip ediyorum. Top taca mı gidecek, auta mı gidecek yoksa adamların önüne mi düşecek... Neyse top kaca gitti. Sonraki atakta bir kafa topu çıkardım, top kornere gitti. Bünyamin Gezer korneri kullandırmadan maçı bitirdi... Size o anı anlatamam. Müthiş bir duygu. Yaşandı bitti yıllar önce ancak o heyecanı, o mutluluğu şimdi bile yaşıyorum."

Final maçı sonrası kaleci Serdar omuzlarda...

O sezon terfilerde 4 gol atan Ümit Usta ise o günleri şöyle aktarıyor: “Eskişehir’e gittiğimizde bize kimse şans tanımıyordu. Bir önceki sezon Eskişehir’den ağlayarak dönmüştük. Yine ağlayarak dönüyoruz ancak bu kez sevinç gözyaşlarıyla.. Ayrıca benim üstümde ayrı bir yük vardı. Bu takım 3. Lig’den amatöre düşerken de buradaydım, 3. Lig’e çıktı yine buradayım. Bu amatörlük üzerimde büyük bir kamburdu. Artık mutlu ve huzurluyum.

Kulüp İstanbul’da muhteşem bir şekilde karşılanır. Sezon boyunca ödemeleri tek gün bile aksatmayan, hatta terfiler öncesi futbolcuların akılları ailelerinde kalmaması için, ailelerin masrafları için ödeme bile yapan yönetim takımı prime boğar. Hatta sezon ortasında ayrılan futbolculara bile ödeme yapılır. Sonra şampiyonluk da kaleci Serdar’ın düğünüyle aynı gün kutlanır! Ancak maddiyattan daha da önemlisi Küçükçekmecesporlu futbolcular, futbol sevdalısı Küçükçekmece halkının profesyonel lig hasretini sona  erdirmişlerdir. İnişler ve çakışlar olmuştur elbette, takım her maç iyi de oynamamıştır ancak her maç sonuna kadar mücadele etmiş, kendilerine yıllar önce takılan ‘Koşan Şampiyon’ unvanını sonuna dek hak etmiştir.

Nitekim final maçını takip eden Gazeteci İskender Kordu da o dönemki yazısında buna işaret etmiştir:

“Maçtan sonra Küçükçekmecesporlu futbolcuların, kenar yönetiminin ve yöneticilerin sevinçlerini görüntülemek için sahaya inip denklanşöre bastığımızda inanın ki garip bir şekilde bizim de gözlerimizden yaşlar aktı gazeteciler olarak. Nedendir bilinmez şampiyonluk ve uğruna verilen bu onurlu mücadelenin ardından futbolcuların, teknik adamların ve yöneticilerin gözlerinden akan yaşlar ve sevinç gösterileri bizim de fotoğraf çekerken aynı duyguları yaşamamıza neden oldu. Savaş Demiral ve futbolcular gösterdikleri olağanüstü başarıyla paranın her şey olmadığını, gençlere yatırım yaparak da başarılı olunabileceğini, bir takım olduğunuzda neler yapabileceğinizi en iyi şekilde sundu bize”.


Her filmin sonunda oyuncuların ismi yazar. Biz de yazımızı Küçükçekmecespor’un büyük başarısında baş rolü oynayan kadro ile kapatalım:


Teknik Direktör: Savaş Demiral

Yardımcı Antrenör: Tekin Öcal

Kaleciler:


Serdar Köylü
Tufan Engin

Savunma:

Taner Alpak
Kıvanç Kartay
Murat Korkmaz
Tolga Turgut
Şener Keser
Ali Tokgöz
Özay Özütok

Orta Saha:

Taner Kara
Ümit Usta
Onur Kurtcan
Yasin Avcıoğlu
Orhan Koşulu
Hüseyin Köprülü
Sertaç Altun
Fuat Bertan

Forvet:

Merter Ortaç
Fatih Serim
Serdar Şahintürk
Akın Sayıl
Mesut Göksel

Yazı: Efkan Bucak

BU YAZIMIZI BEĞENDİYSENİZ, YAZI DİZİMİZİN DİĞER BÖLÜMLERİ DE HOŞUNUZA GİDEBİLİR:

1997-1998 AYAZAĞASPOR

1997-1998 ÖZ SAHRAYICEDİTSPOR

1997-2000 BAHÇELİEVLER İDMAN YURDU

1998-1999 ÜMRANİYESPOR

1999-2000 KARAGÜMRÜKSPOR

2000-2001 TAVŞANCILSPOR



Hiç yorum yok:

Dinamo İstanbul Spor Kulübü kuruldu

Dünya sporunun önde gelen kulüpleri Dinamo Kiev, Dinamo Moskova, Dinamo Bükreş ve Dinamo Zagreb’e İstanbul’dan bir kardeş kulüp geldi: Dinam...